Asırlık çınarın gölgesinde...
- hüma

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Zamanın görünmez işleyişi ile yaprak yaprak dokuduğu bir hayat hikayesi tabiat . Bu hikayenin en haşmetli, yasamisliklarindan dolayı en bilge kahramanlarından biri de hiç şüphesiz asırlık çınarlar. Toprağın derinliklerine uzanan kökleriyle geçmişi bugüne bağlayan, göğe yükselen dallarıyla geleceğe selam duran bir çınar ağacı, sadece tabiatin bir parçası değil de güzelliği ile bir sanat eseri.
O,bir şahit olan bitene.
Onun heybetli gölgesinde soluklanmak, yalnızca güneşin yakıcı sıcağından korunmak değil, aynı zamanda hayatın karmaşasından sıyrılıp ruhu dinlendiren derin bir tefekkür yolculuğuna çıkmak demek.
O muazzam gölgenin altına otururken, başımı kaldirdigimda yeşilin binbir tonuyla bezenmiş yaprakların arasından sızan gün ışığını, ileriye doğru baktığımda denizin engin maviligini izledim .
Her bir yaprak, rüzgarın fısıltısıyla adeta gizli bir zikir halinde. Bir şükür duygusu gönlümde.Bizlere sunulan her nefes,her renk,her yeşil,her mavi rabbimizin sonsuz rahmetinin yeryüzündeki tecellisi.
Elhamdülillah ala külli hâl.
Bu asırlık çınar, eteklerinde oynaşan kedi yavrulari ile ,yüzyıllar boyunca kim bilir kaç yolcuyu ağırlamış, kaç yorgun gönle huzur vermiş, kaç kuşa yuva olmuştur.
Üzerimizdeki sonsuz nimetlerini hakkımız zannederek kaniksadigimiz,hiç fark ettmeden tuketip gectigimiz hayatımız. Aldığımız nefes,içtiğimiz su,hergun yeniden doğan güneş, etrafimizi saran renkler, envai çeşit rızık ve en önemlisi bunları hissedecek akil ve gönlü sahip olmak.Çınarın gölgesi, insana kendi aciz kulluğunu ,bu acziyet ve kusurlar içinde rabbimizin kuluna verdiği nimetleri hatırlattı.
Kökleri toprakta sabit, dalları göge doğru özgürce uzanan bu ağaç misali, insan da imanina sımsıkı sarılarak ,şükrüyle göklere yücelmeli. Bize bahşedilen her bir nimet, aslında kalbimizi uyandırmak ve bizi O sonsuz ikram sahibine yönlendirmek için birer vesiledir.
O, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır. Casiye süresi. 13 ayet.
Şükür, sadece dilden dökülen bir "Elhamdülillah" kelimesinden ibaret değildir; şükür, kalbin nimet vereni tanıması, ruhun O’na minnetle boyun eğmesidir. Asırlık çınarın gölgesinde geçirilen bir an, insana sahip olduğu her şey için içten bir teşekkür etme arzusu fısıldar.
Bizi yoktan var eden, varlığından haberdar eden, kalbimize sevmeyi ve sevilmeyi üfleyen, her düştüğümüzde görünmez rahmet elleriyle bizi doğrultan Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Gözümüzün gördüğü güzellikler, kulağımızın işittiği huzur verici sesler ve kalbimizin her bir atışı, şükredilmesi gereken ayrı birer mucizedir.
Asırlık bir çınarın gölgesi, sadece fiziki bir serinlik değil, ruhu arındıran bir kitap oldu. O gölgeden kalkarken, dünyaya ve sahip olduğumuz nimetlere daha farklı bir gözle göründü.
Ömür ağacımın yaprakları dökülmeden önce, verilen her bir lütfun değerini bilmeyi ve hayatı bir şükür bestesi gibi yaşamayi murad ettim.
Bizleri nimetleriyle perverde eden, kalbimize şükretme arzusunu veren Yüce Rabbimize, kainattaki zerreler adedince hamd ü senalar olsun. Hayatın tüm fırtınalarına rağmen bizleri rahmetinin ve nimetlerinin gölgesinde barındırdığı için Şükürler Olsun...cumanızi tebrik ederim.



Yorumlar