top of page

Onlar için ne gök ağladı ne de yer. Kendilerine aman da verilmedi.” Duhan.29

  • Yazarın fotoğrafı: hüma
    hüma
  • 26 Eyl
  • 3 dakikada okunur

İki nefes, iki minik can. Yeşil olanı hüthüd sarı olanı hüma. Bulundukları yerse kıskançlık yapıp diğerlerine zarar verdikleri için bana geldiler. Bir çeşit cezalılar.

   İsim , canlının veya nesnenin ya rengine, şekline vb fiziksel özelliklerine bakarak, ya huylarına davranışlarına göre, ya da olması istenen vasıflara istinaden konur. Ben hüthüd meşrepli ve cennet kuşu ahvalli olsunlar istedim.

   Onun için hüthüd ve hüma diye anılır oldular.

   Çeşitli vesilelerle  çokça haşır neşir oldum bugünlerde hüthüd ile. İstedim ki, hüthüt, hüdhüd veya hudhud kuşundan bahsedelim bugün. Ondan yola çıkalım, suya ulaşalım ve şu Silovan kitabesine bir göz atalım.

   Vefakar,sadık bir kuş hüthüd. Peygamberimiz efendimizin öldürülmesini yasakladığı kuşlardan biri.

  Kuran-ı Kerim’e göre onlar da insanlar gibi topluluklar. Feridüddini Attar  kuş topluluğunun padişahı diyor. Bir rivayete göre de sorumlulukları olan bir nefer. Komutanı var. Su bulmaktan ve toprağın altını  gözlemekten sorumlu.

   Yuvasını ağaç kovuklarına, duvar deliklerine ve kaya oyuklarına yapar. Filistin’de ve daha çok Mısır’da bulunur; kışın Afrika’ya göç eder diye anlatıyor ansiklopedi sayfaları.

   Güzel özellikleri çok. Toprağın altında gizli ne varsa görebilen , su bulabilen, tek eşli, eşine bağlı , onu kaybedince başka eş aramayan yaşamına tek devam eden bir kuş. Anne ve babasına vefakar ,yaşlandıklarında besleyip bakıyor onlara. Başının üzerindeki tepeliği de annesini başında gezdirdiğinden mükafaat olarak verilmiş .

   Rivayet odur ki, kuşların ve hayvanatın dilini bilen, cinlere ve rüzgarlara hükmeden Süleyman peygamber ve beraberindekiler karınca vadisinde  yol almaktalarmış. Kuş ordusu başlarına gölge. Bir ışık hüzmesi süzülmüş, hüdhüdün bıraktığı boşluktan. Hemen sorgu sual edilmiş. Hüdhüd neredeymiş. Nefes nefese gelmiş hüdhüd. Haber vermiş Belkıs ülkesinden. Şirklerinden şikayetçi.

   Rivayetler birkaç tane. Hikayeler de var. Merak eden islam ansiklopedisine müracaat edebilir.

    -2-

   Bundan sonrası ayetler ile anlatılıyor. Diğer rivayette olduğu gibi.

  Gagalarında umut dalları ile mavilikler üzerinde yol almakta olan  hüdhüd meşrepliler. Umut götürecekler Gazze kıyılarına. Başarının üzerinde dua bulutları , yakınlarında şahinler kanat çırpmakta…

    Niyetlerini gönüllerine rehber yapmışlar.

    “Kuran-ı Kerim’de Duhan suresinde anlatılıyor. 29. Ayette.

Onlar için ne gök ağladı ne de yer. Kendilerine aman da verilmedi.” Günümüz firavun meşreplilerine  de bu tarif.

   Arkalarından gök ve yerin ağlamayacağı güruhun cebren hüküm sürdüğü topraklara, zulüm  altındaki mazlumlara gagalarındaki umud dalları.

    İşte bu “Kendilerine eman verilmeyecek “olanlar, 29 Mayıs 2008 tarihinde  askerler ve öğrencilerin katılımıyla yapılan oylamada ülkenin ulusal kuşu seçmişler hüthüdü.

    Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya,Filistin’e zulmettikleri gibi Hüthüde de zulmetmişler.

    Hüthüd Süleyman Peygamberin ordusundandır. Cennetliktir. -1-

    Hüthüt misali hayvanlar incinir, yer, gök incinir iki ayaklı kalpsizlerin cürümlerinden.

    Azaları incinir bedenin,zalim nefislerin zulmünden.

   Cümle mahlukat incinir de şahit olur mahşerde.

    Zalimlerin seyrinde semboller hep güçlü bir yer tutmuştur. Hakkı görmemek için tevil eder sembollere yapışırlar. Abartır da abartırlar.

   Bu sembollerden  biri de “kızıl düve”dir. Tevrat’ta geçen bu kurbanlık düve, “yaşayan su” ile birlikte arındırma ritüelinin ana unsurudur anlatıldığına göre. Bugünlerde ise Kudüs’te, yeniden gündeme gelmiş durumda.

   Yaşayan su.

   İnanışlarına göre, boyunduruk altına girmemiş kızıl bir düve kurban edilir, külleri “yaşayan su” ile karıştırılır ve bu karışım arınma suyu olarak kullanılırmış.

   Bu,Kudüs Tapınağı ritüelleri için çok önemli,özellikle “ölüye dokunanın temizlenmesi” için şartmış.

   Bu arınma ritüeli ,ikinci tapınağın yıkılışından (MS 70) beri yapılamıyormuş. Çünkü hem kızıl düve hem de “yaşayan su” kaynağı ritüelin aranılan evsafa uygun şekilde bulunamıyormuş .

    Şimdi, İsrail’de bazı dindar çevreler bu ritüeli yeniden canlandırmayı, üçüncü tapınağın inşası için şart olarak görüyorlarmış.

   ABD’den getirilen kızıl düveler ile istedikleri vasıfta düve yetiştiriliyormuş çiftliklerde de.

    Kızıl düve ritüelinin şartlarının  tamam olması için  “yaşayan su” (mayim hayim) kullanılması gerekiyormuş. Yaşayan su ama sıradan herhangi bir su değil. Kaynağından , kesintisiz aksn bir su olmalıymış.

    Geçtiğimiz günlerde gündem olan Siloam Tüneli ve Siloam Havuzu bu açıdan değerlendirilirse “arkalarından yerin göğün ağlamayacağı topluluğun “niçin bu yazıta önem verdiği görülebilir.

   Gihon kaynağından gelen “yaşayan su” tünelden geçerek siloam havuzuna ulaşıyor. Siloam havuzu Hz İsa’nın körlerin gözlerini açtığı yer olarak biliniyor.

    Siloam Kitabesi, “yaşayan su”yun tarihsel ve kutsal öndmini belgeleyen en eski yazılı kanıt olarak görülüyor.

   Bu sembollerin birleştirilmesi üçüncü tapınak hazırlıkları için sembolik olarak gerekli görülüyor.

    İsrail arkeoloji kurumları son aylarda Siloam Havuzu’nun kazıları kapsamı genişletilerek ziyarete açılma çalışmaları  başladı diyor haberler.-4-

   Siloam Kitabesi, bir sadece tarihi bir yazıt değil, “arkalarından yerin ve göğün ağlamayacağı zalimler topluluğu” için derin anlamları olan bir sembol.

    Cumanızı tebrik ederim.


    







1-) Alûsî, Ruhu’l-Beyân,5/226

2-)Enam süresi 38. Ayet.

 
 
 

Yorumlar


© 2023 by NOMAD ON THE ROAD.

  • Instagram Black Round
  • Pinterest - Black Circle
bottom of page