“Gözü kaymadı,haddi aşmadı.”Necm. 17.
- hüma

- 16 Oca
- 3 dakikada okunur
Gri bulutlu,yağmurlu bir sabah.
Yarın gece kar bekleniyor hava durumu raporuna göre. Haber sayfaları, kar geri dönüyor, sert geliyor, beyaza büriyecek vb söylemlerine başladılar. Yüzümüzde ironik bir gülümseme ile okuyoruz haberleri.
Allahu a’lem.
Yani,Allah en iyisini bilir.
“En iyisini Allah bilir sözünü”,Kehf süresinde mağarada uyuyan gençlerin dilinden duyarız Kur’anı Kerim’de...-1-
Yine hz Musa’nın anlatıldığı hadiste ve başka ayetlerde vurgulanır, “en iyisini Allah bilir “demek gerektiği.-2-
Dün gece günümüz imkanları ile bile akıl sınırlarını zorlayan bir hadisenin ,Peygamberimiz sav nin ,bedenen ve ruhen,bir gecede Mekke’den Mescid-i Aksa’ya,oradan da göklere yükselerek,Alemlerin Rabbi ile “Kabe kavseyn ev edna” olmasının sene-i devriyesi. O muhteşem gecenin iz düşümüydü.
Bu vesile Miraç ile ilgili okunmalar yaptım yeniden.
Bu seferki okunmalarımda daha önce yeterince üzerinde durmadığım bir nokta dikkatimi çekti. Serapa muazzam,ihtişam dolu bir yolculukta,İsra’ya, Miraç’a, Burak’a ,Refref’e,Cebrail as azametine,Miraç hediyesi namaza, efendimizin diğer peygamberlere namaz kıldırmasına, onlarla konuşmalarına dikkat kesilmişim de Rasulullah’ın ümmetine sevgisini tam değerlendirememişim…Bu sevgi gönlü titretti…Paylaşmaya çalışayım.
Sidretü’l-Müntehâ, Miraç gecesinde Peygamber Efendimiz sav’in ulaştığı, Cebrail as geçemediği en son sınırdaki ağacın ismi.
“Sidre” Arabistan kirazı -sedir ağacı, “müntehâ” ise “son sınır, nihayet” demek.
“Nihayetteki sidre ağacı” Kuran-ı Kerim’de Necm suresinde, iki yerde geçer. -3-
Hadis-i şeriflerde, Yaprakları fil kulakları gibi, meyveleri büyük küpler gibiydi…diye tarif edilir ve altından çıkan ikisi zahir,ikisi batın dört nehirden söz edilir.-4-
Necm suresi,16. Ayette,
“O sırada Sidre’yi kaplayan kaplıyordu.” şeklinde tercüme edilen, peygamberimiz sav oraya vardığında sidreyi “kaplayan, bürüyen şey”i, ilâhî nur, melekler, ilâhî tecellîler veya kelimelerle ifade edilemeyecek bir azamet ,olarak açıklamış alimler . Sahih hadis-i şeriflerin bazılarına göre de,altın renkli, pervanelere benzeyen , hiç bir yaratılmışın tarif edemeyeceği şeyler ,Sidre’yi kaplayanlar.⭐️-4-
Her zaman kaplı değil,bahse konu zamanda, muhayyilemin almayacağı, tarif edilemez güzellikte bir şeyler ile kaplanmakta.
Meleklerin ilminin bittiği yer orası.Yaratılmış bilginin durduğu sınır.Kader ve ilâhî sırların teslim noktası.Cebrâil’in (a.s.) bile “buradan öte geçemem” dediği makam.-5-Aklın durduğu yer,kelimelerin tükendiği eşik,kulun ben demeyi bıraktığı sınır,marifetin hayrete dönüştüğü makam, sidre.
Sidre,kul ile rabbi arasında edep perdesi, Miraç’ın en sessiz, en ürpertici, en nurlu durağı, Peygamberimizin (sav)ümmeti adına “en ileri yürüdüğü” nokta.
Sınırdaki sidre ağacını geçerek ,bir insanın ulaşacağı en yüce makamda,Kabe kavseyn ev edna makamında, gördüğü, yaşadığı bunca azametli şeyin ardından Alemlerin Rabbi ile iki yay kadar hatta daha da yakın. Böyle bir anda,
Kuran-ı Kerimin ifadesi ile ,”Gözü kaymadı, haddi de aşmadı.” Efendimizin.
Kur’ân’ın “gözü kaymadı” deyişi, sadece bakışın sabitliğini değil, gönlünün sadakatini de anlatmakta. Ne gözü,ne gönlü kaydı. İstikamet üzere sabit kaldı.
O makamda , o benzersiz anda gönlünde sadece ümmeti vardı.
Çünkü,Kur’ân ifadesi ile,o ümmetine çok düşkündü.
“Sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. Size çok düşkündür; müminlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” Tövbe suresi.128.
Kırılanları, düşenleriyle, tereddüt edenleriyle, günahkarları, sevapları dağlar gibi olanları,henüz doğmamış olanlarıyla…
Ümmeti.
Öyle anlatılmaz bir manzara ki örneklendireyim dedim olmadı. Öyle bir yerde, öyle bir anda anne baba taşıyamaz evladını gönlünde.
Rasulullah sav Alemlerin Rabbi ile birlikte,gönlünde ümmeti.
Seyahatlerden sevdiklerine hediyeler gelir sevenlerden. Bu demektir ki, seni düşündüm gittiğim yerlerde.
Hediyeler var efendimizin getirdiği ümmetine. Miraç hediyeleri.
Yeryüzünde ondan başka kimseye nasip olmamış, muazzam,muhteşem yolculuğunda gönlünde ümmeti var.
Yeryüzünde günlük ikramlar ile başı dönen ümmetin gönlünde kimler var?
Cumanızı, kandilinizi tebrik ederim.
1-Kehf Suresi 26. Ayet-Ankebut suresi 62. Ayet.
2-Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Necm 13-16 tefsiri
3-Andolsun onu bir başka inişte daha görmüştü. Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında.”
(Necm, 53/13-14)
“O sırada Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.”
(Necm, 53/16)
⭐️İbn Mesud (r.a.)’dan rivayet:
“Sidretü’l-Müntehâ’yı altın renkli kelebeklere benzeyen şeyler kaplamıştı.”
Sahih Müslim, Îmân 259
⭐️
“Sidre öyle şeylerle kaplandı ki, onları hiçbir mahlûk tarif edemez.”
(Müslim, Îman 259)
4-“Sonra Sidretü’l-Müntehâ’ya götürüldüm. Yaprakları fil kulakları gibi, meyveleri büyük küpler gibiydi…”
(Buhârî, Bed’ü’l-Halk 6; Müslim, Îman 259)
“Orada dört nehir gördüm; ikisi bâtın (cennet içi), ikisi zâhir (Nil ve Fırat).”
(Müslim, Îman 264)
Kur’ân-ı Kerîm, Tevbe Sûresi 9/128




🤗 💕💕🌹