top of page

Untitled

  • Yazarın fotoğrafı: hüma
    hüma
  • 2 Oca
  • 3 dakikada okunur


1 Ocak 2026 perşembe

12 Recep 1447



Kar yağarken…
Kar yağarken…

  Lapa lapa, sağanak halinde yağdı bir saat kadar. Ardında 3cm kadar örtü bıraktı. Geçti, gitti.

Yüklü gri bulutların yerini beyaz bulutlu mavi gökyüzü aldı. Yağan kar da ayak değmeyen yerlerde ve ağaç yapraklarında dondu, kaldı.

   Bugün ikinci günü ya yeni tarihin , günlüğümü yazarken miladi tarihi  2025 olarak atmışım yine. Farkedip düzelttim.

   Hicri takvimi esas alıyorum hayatımda. Benim yılım Muharrem ile başlıyor. Günlüğümde iki tarih yazıyor sayfa başlarında. Miladi ve Hicri tarih. Çünkü hayatın tabii döngüsü ve ibadetlerim ay takvimine göre işlemekte.

   Yılın son günü yazdım, tıpkı daha önceki miladi sene sonlarında, miladi senenin ilk günlerinde yazdığım gibi. Takvim yaprakları değiştikçe görünüyor ki dedim,zulmün  yüzü değişiyor; ama içeriği aynı kalıyor. Elbise değiştirmekle insanın değişmediği gibi.

  Naçar insan , hissettiği acizlik içinde kendi kendine sorduğu sorular ile kıvranıp duruyor.

-Görüyorum ki diyor,fert olarak zulme karşı duruşumda elimle engel olamadığıma, dilimle ve gönlümle mani olma çabam zayıf kalmakta.Küçük adımlarım büyük kötülük dalgalarına nasıl karşı durabilir ?-1-

  Sorularına Kur’an-ı Kerim’den cevap aradığında,

  “Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'dan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.”

Hud. 113. Ayet ile,

   “Kınama ve cezalandırma, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere tecavüz ve saldırıda bulunanlar için geçerlidir. İşte onları can yakıcı bir azap beklemektedir.” Sûra. 42. Ayet ile cevap bulmakta.

   Yakınlık yok, kınama var ayetlerde.

Emir.

Bu çerçevede zalimlerin ürünlerini boykot etmeyen kimse ,  bizim boykotumuz onlara ne yapar sorusuna da cevap bulabilir.

   Sayaç yeniden saymaya başladı. Şimdi sayfaları açık bir yeni bir defter önünde duran, o halde,

   “Onlar Allah’a ve âhiret gününe inanır, iyiliği teşvik edip kötülükten sakındırır ve hayır işlerde birbirleriyle yarışırlar. İşte bunlar, sâlih kullardandır.” Âlî İmran. 114 . Ayeti mucibince, kötülükten men etme , iyilik ve hayırda yarışma alışkanlığını kazanmaya yeni bir gayret gerek, bu ise niyet etmek ile başlar.

  Ataların, “Damlaya damlaya göl olur” sözü, doğudan batıya pek çok millette benzer kelimelerle ifade edilir. Genelde sudur teşbihte kullanılan  fail. su akar damla damla, ırmak olur, deniz olur,  birikir,çoğalır.

Damla damla akarak taşı oyar.

Kuş yuvasını yavaş yavaş yapar.

Toz dahi zerre zerre birikerek dağ olur.

   İşte bu atalar sözündeki teşbih misali, alışkanlıklar  bir anda değil,tekrar eden seçimler ile sabitlenirler. Her tekrar ettiğimiz davranış , karakterimizi yavaşça yontar,şekillendirir.

   Edindiğimiz her alışkanlık, bir hikaye yazar hayatımızda.

Her sabah erken kalkmak — “gayret”in hikâyesi,her akşam şükür — “kanaat”in hikâyesi,

her gün birine iyi davranmak — “merhamet”in hikâyesi…dir.

   Değişerek yükselen rakamlar, bu hikâyelerle dolu defterlerde sadece  yeni bir paragraftır.

   Alışkanlıkları , insan ile geçirdiği zaman arasında imzalanan sessiz bir sözleşme gibidir.Kötülüğe karşı dik durarak, iyiliği ve güzelliği yaymak az da olsa devamlı yapılarak,

alışkanlığa dönüşen bir istikrar ile mümkündür. -2-

   Bir toplumun ahlâk iklimi, büyük sözlerle değil, toplumu oluşturan fertlerin her gün tekrar ettiği küçük davranışlarla oluşur.Nörobilim bunu “alışkanlık devreleri” ile açıklar. Beyin neyi tekrar ederse, onu kolaylaştırır. -3-

O hâlde her iyi alışkanlık yalnızca tek bir insanın değil, bütün toplumun sinir sistemini eğitir.

Değiştirir.

Bu olumsuz alışkanlıklarda da böyledir.

“Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. Allah bir kavme verdiğini, o kavim kendisini bozup değiştirmedikçe değiştirmez. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de imkan yoktur. Onlar için Allah'dan başka bir veli de bulunmaz.” Ra’d. 11. Ayet.

Gülümsemenin bulaşıcılığı,

yardım eden insanlarda artan dayanışma hissi,

şükrün ve duanın umutla ilişkisi…

İyilik yayılır.

Bunların hepsi, bilimsel olarak da gözlemlenmiştir. -3-

İşte kötülük ve eseri zulüm, tam da burada zayıflar. Bir insanın kalbinde, her gün yeniden doğan küçük bir merhamet,başka bir insanın umudunu ayakta tutar.

Duam odur ki, 2026 dilde kalan büyük iddiaların değil, Allah rızasını kazanmak için yola çıkanların, aynı niyetle gönülden yaptıkları duaların, o duaları eyleme dönüştürerek yağdırdıkları iyiliklerin yılı olsun.

   Çünkü günler değiştiğinde,

kötülükleri bitirecek olan şey, zulme karşı dik duruş ve Allah rızası için digerkamlığı alışkanlık hâline getirmiş gönüller olacaktır.



1-“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman 78.)

2-“Allah’a en sevimli amel, az da olsa devamlı olandır.”

(Sahih Buhârî; Sahih Müslim)

3-Graybiel, A. (2008). Habits & basal ganglia — nörobiyolojik temel.

Wood, W. & Rünger, D. (2016). Alışkanlıkların psikolojisi.

Koenig, H.G. (2012). İbadet/spiritualite ve sağlık ilişkisi.

Emmons & McCullough (2003). Şükrün iyilik hâli üzerindeki etkileri.

 
 
 

1 Yorum


sengulyldrm2
02 Oca

Amin, 🤲🌹

Beğen

© 2023 by NOMAD ON THE ROAD.

  • Instagram Black Round
  • Pinterest - Black Circle
bottom of page