top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Selamlar Arkadaşım ;

Güncelleme tarihi: 4 Şub 2023



Selamlar Arkadaşım ;

“Çok esaslı, titiz bir tedavi görüyoruz. Dünya üzerinde hiç bir şeyin devamlı(sürekli) olmadığını çoktandır duymuştuk. Kısa bir sürede daha iyi olacağıma tam bir kanaatim var. (Ama, nüfus cüzdanımızın da bayağı eskidiği bir gerçek). (Allah-Teala bize, artık ömrümüzün sonuna gelmekte olduğunu, artık biraz gayretli bir hazırlık yapmamız garektiğini -merhameti gereği - bana ciddiyetle anlatıyor. Ders alabilenlerden olmam dileğimle….

Sizlere; sıhhat, afiyet ve muvaffakıyet dileklerimle…”

Bugün Receb’in 1. Günü ve bu kıymetli zaman başlangıcında bir yaprak daha düştü Tuba ağacından. Amcam Hüseyin Ragıp ahirete irtihal etti.

Yukarda tırnak içindeki satırlar hastahanede olduğu günlerde Mehmet Altunkılıç beye yazdığı mesaja ait onun hayata bakışını güzel özetliyor. İçinden çıkılamayan güç durumlar ile karşılaşıldığında tam bir inanç ile ümit ederken,durumun farkına vararak hazır olmak gerektiği konusunda büyük bir hayat dersi içeriyor.

Yedi kardeşin altıncısı, yeryüzünde karıncayı incitmez olarak anılan insanlardan biriydi. Tevazu,zerafet,nezaket,sükunet üslubuydu. Fani dünyanın imtihanları içinde cebelleşirken bu üslub hiç bozulmadı.

Yaradılışı rindane idi. Benliğini öne çıkartan bir tavır hiç sadır olmadı kendisinden. Konuşurken biz diye konuşur,ben biliyorum tavrı sergilemezdi.

Ömrümüz sılada yaşayan anne ve baba tarafından büyük ailemizin aksine hep gurbette geçti. Ve amcam hiç ihmal etmedi bizi aramayı,sormayı,halimizi takip etmeyi.

Mektupla,mesajla,telefonla.

Hayat gailesi,çoluk çocuk meşgalesi arayıp sormayı biz geciktirsek o geciktirmez,biz unutsak o unutmazdı.

Ben amcayım,büyüğüm demez,aranmayı beklemez arardı,sorardı, hayatlarımızı,sıkıntılarımızı takip ederdi.

Sessiz sedasız,övünmeden,gözümüze sokmadan ,özelleştirerek hediyeler verirdi. Sakladık çocuk gönlümüzün en mütena köşesinde.

Aile ağacımızın köklerinden birini kaybettik.Hikayemiz onsuz kaldı. İnanıyorum ki yeryüzüne onun kadar nahif bir insan bir daha zor gelir.

Mevsim sonbahar karakterinde kış.

Kışa dönmeyince günler,hazan sanıp yapraklar düşmeye devam ediyor. Hüzünlü,rüzgarların önü sıra sürüklenen kuru yaprakları daha anlamlı,yağmurlarına ise gözyaşları karışmış

Cennette Tûbâ ağacı vardır bilirsiniz. İsmi güzelliği,iyiliği ifade eder. Bir ayette ve hadislerde anlatılır. Dünya gözü ile ters durur. (Kimbilir belki de dünyadaki ağaçlar terstir . Aynada yansır gibidir öteler buraya. )

Ancak Tûba ağacının benzeri yoktur yeryüzünde hadisi şeriflerden biliriz.

Kökleri yukarda dalları aşağıda,meyvesinden yenilen, çiçeğinden elbise yapılan, gölgesinde istirahat edilen, bir süvarinin güçlü ve hızlı bir at ile yüz yıl ilerlese gölgesini bitiremiyeceği kadar büyük, yaprağının ve henüz olgunlaşmamış yemişinin yeşil ve serinletici, çiçeğinin sarı, ince ve hafif, dallarının kadife, reçinesinin zencefil ve bal gibi olduğu hayal ötesi cennet ağacı.

“Divan edebiyatı geleneğine göre, bu Tûba ağacında her insana ait bir yaprak bulunurmuş. Bu yaprak insan ölene kadar bu ağaçta durur ve insan öldüğü an ise ağaçtan koparak aşağı düşermiş. Ağacın kökü yukarıda olduğu için bu ağaçtan düşen yapraklar diğer birçok yaprağa çarparmış. Yaprak aşağı düşerken çarptığı her yaprağın sahibinin kulağını çınlatırmış.

Yani yaprağı düşen kişi yakınınız olsun olmasın, o insanı tanıyın ya da tanımayın Tûba ağacında ölen bir insanın yaprağı düşerken sizin yaprağınıza çarparsa bu size kulak çınlaması olarak dönermiş.”

Bugünlerde sıkça yapraklar düşüyor Tûba ağacının dallarından dostlar. Amcam Hüseyin Ragıp fani dünyadan baki olana irtihal etti.

El Fatiha.




405 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Akıl ve gönül.

Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu. N.F.K. Akıl ve gönül. Akla sığan gönüle sığmadı mı olmaz. Zira bu beden ikliminde danışmamız gereken son mercii gönüldür.

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page