top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Eşyalar,uzuvlar dillenir de,susar mı duvarlar.


Biraz canlar sıkkın,beden rahatsız,moraller bozuktu.

Gönüllere şenlik olsun diye meyve suyu ikram ettiler.

Sürprizli.

Alev alev geldi.

Hoşmuş.

İşin sırrı da tuzmuş. Tuzun üzerine kolonya döküp, kibriti çakıveriyorlar.


Öğrendim ki, söylenen başka olan işler başkaymış.

Er veya geç ortaya çıkıyor işin aslı. Hadiste buyrulduğu gibi yapılan her işten illa bir alamet yansıyor. -1-

Onun için duvar yazıp duvar konuşalım bugün. Duvarlar taşısın konuyu getirmek istediğimiz yere.

Duvar,bir yeri sınırlayan,çevreleyen çeşitli malzemelerden mamül engel,perde,sütre,paravan,kepeng,zar,cidar,çeper…dir.

Olmadığı yerde yanlız hisseder,savunmasız kalır insan. Bu yüzden de bir çeşit silahtır,kalkandır.

Şehirlerde,hanelerde,odalarda bulunanların, kalın olanların, ince örülenlerin,ard arda sıralananların, güçlü,dayanıklı,aşılmaz olanların.

İncecik zarların,cidarların,perdelerin ,paravanların,sütrelerin.

Hicapların.

Bütün kapatan,gizleyen,saklayanların.Örtenlerin ,kaplayan ve kapsayanların.

Kalelerin,hastahanelerin, hanların,hanelerin,bahçelerin duvarları…

Konuş dendiğinde,

Konuşurlar mı dilsiz dudaksız.?

Sessiz,sözsüz.

Sözcüksüz.


Atomdan hücreye,hücreden organa.

İnce-kalın,dar-geniş damarlara.

Maddi bedenden,nurumu büyüt diye sahibine yakardığımız, bazılarının gördüğü enerji bedene kadar beden ülkesinde de zar üzerine zar ,perde üzerine perde var görünen,görünmeyen,bilinen bilinmeyen.

Nurdan,zulmetten perdeler.

Ta derinlerde sakladıklarına,gizlediklerine hem şahit hem perde.


Galebe çaldığında duygular,haset,kin,öfke ne varsa saklansın diye inen göz kapakları çakmak,çakmak yanan gözler üzerine perde.

Dudaklar dile,dil gönüle perde…

Elbet vaadedilen gelecek.

Perdeler açıldığında,kepenkler kalktığında,bağlar çözüldüğünde.

Konuş dendiğinde, dışı içine,dili kalbine şehadet ettiğinde.

Yok dediğinin var olduğu, söylenenin, dinlelenenin, işlenen işlerin ayan beyan ortaya döküldüğü zaman vay bize.


Masalların başladığı gibi zaman içinde zaman,evvel zaman,ahir zaman,şimdiki zaman

Her zamanın şahitleri.

Dile gelen uzuvlar,asalar,eşyalar .

Ne dersiniz.?

Eşyalar,uzuvlar dillenir de,susar mı duvarlar.



1-)”Yeryüzünden sakının! Çünkü o sizin annenizdir, yani içinde yaşadığınız ve sonunda dönüp varacağınız yerdir. Üzerinde işlenen iyi ya da kötü bütün amelleri haber verecektir.” (Heysemî, I, 241)



2-) “O gün, (dünyada iken) yapmış olduklarına dilleri, elleri ve ayakları şahitlik eder.” (en-Nûr, 24)

“Bugün onların ağızlarını mühürleriz de yaptıklarını bize elleri anlatır ve ayakları da şahitlik eder.” (Yâsîn, 65)

“Nihayet oraya vardıklarında; kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında aleyhlerine şahitlik edecektir.” (Fussilet, 20)

“Onlar derilerine:

«‒Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?» derler.

Derileri de onlara:

«‒Her şeyi konuşturan Allah Teâlâ, bizi de konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştır ve yine O’na döndürülüyorsunuz.» derler.” (Fussilet, 21)







148 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Comments


bottom of page