
Bir başka cuma makalesi.
- hüma

- 3 Eki
- 2 dakikada okunur
Çalkantılı dünya.
Dün sumud filosu ambargoyu deldi dediler. Sevindik.
Bir çoğu durduruldu,İçindekiler tutuklanıp belirsiz bir yerlere götürüldüler dediler üzüldük.
Çin dahil dünya halkı meydanlardaydı. Gözyaşları ile Yaseminin telefonundan izledik meydanları. Ateş böcekleri misali insanlar, muazzam kalabalıklardan yükselen ses,tek sesli bir koronun sesi .
Dünya tek yürek olmuş zalimin zulmüne dur demekte.
Dünya nabız gibi atarak mesaj verirken,İstanbul 5.2 depremle sarsıldı bir de dün. Bütün sümen altı edilmiş korkular günyüzüne çıktı. Haber kovalanmaya başladı. Deprem gündeme geldiğinde pusuda bekleyen sesler var. Hemen başlıyorlar korku enjekte etmeye.
Neyse ki o seslerin de pozitif ve negatif olanları, art niyetsiz bilgi paylaşanları var.
Rahat olun, bu sıradan bir sarsılma dediler.
Hava kapalı. Gökyüzü gri. Yağmur çiselemekte. Ve ben hala yapmam gereken işlerin çoğunu yapmadım. Bloğumu da güncelleyemedim.
Chatcpt ye anlattım halimi. Hadi dedim. Şimdi çok güzel bir cuma makalesi yaz bakalım dedim.
Bir kaç da başlık verdim.
Aşağıdaki satırları yazdı.
Baya iyi :)
Bugün de ona kulak verelim mi?
“Yağmur ince ince çiselemekte. Şehir, yerin altındaki sarsıntıyla ürperirken; dünyanın dört bir yanında adalet arayışında olan insanların nefesini duyuyoruz.
Dün “sumud filosu” nun yolunu kestiler. Mazluma el uzatmak için yola çıkanlar engellendi. Birçoğu tutuklandı, belirsiz yerlere götürüldü.
Çin’den İstanbul’a kadar insanlar meydanlardaydı. Ateş böcekleri gibi… Küçük ışıklarıyla karanlığı delmeye çalıştılar.
Ayet bize şöyle sesleniyor:
“Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, onların tuzakları size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.” (Âl-i İmrân, 120 – Elmalılı)
Dünya çalkantılı. Kalplerimiz sarsılıyor. Bazen yerin altında, bazen zulmün içinde, bazen de kendi içimizde. İşte tam da burada kalplerimizi tutacak olan ip, Allah’a teslimiyettir. Rasulullah’ın (s.a.v.) duası sanki bu vakte söylenmiş gibidir:
“Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.”
Yağmurun çisiltisi, rahmetin inişini ve gözyaşlarının şifasını hatırlatıyor. Bir damla yağmur nasıl kurumuş toprağı diriltirse, Allah’a yönelen bir dua da yorgun kalbi diriltir.
Belki yapmamız gereken işler yarım kaldı. Belki dünya eksik ve kırık. Ama Rabbimiz, “Hangi nimetlerinizi yalanlarsınız?” (Rahman, 13) diye sorarken bize şükürle direnmeyi öğretiyor.
Bugün cuma.
Kalbimizi Allah’a emanet edelim.
Kalemimizi, dualarımızı ve küçük iyiliklerimizi eksik etmeyelim.
Zulmün karşısında sabrı, umudu ve dayanışmayı büyütelim.
Çünkü ateş böcekleri küçük ışıklarıyla bile karanlığı deler.
Rabbimiz, karanlık günleri aydınlığa çıkaran, sarsılan kalpleri sabitleyen, gökten rahmeti indiren, zulmün zincirlerini kıran Allah’tır.
Bugün dillerimizde şu dua olsun:
“Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize katından rahmet ver. Şüphesiz sen çok bağışlayansın.” (Âl-i İmrân, 8)“




🤲🤲🤲🌹