top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Delice akan nehirde rafting yapar gibi.

Güncelleme tarihi: 19 Oca 2019

Son üç gün içinde,üç ayrı mevsim yaşadık . Her güne de bir misafir vardı taa uzaklardan.ilk gelen döndüğünde buraların sonbaharını anlatır soranlara,ikinci gelen kara kışını. Son gelen de ilk bahardı sanki der anlatırken. Ilık esen rüzgârlı,bol güneşli bir gündü...

Gündüz sonbahardı hafif yağmur çiselerken,rüzgarı fırtına esen. Gece birden düştü sıcaklık. Kara kışa uyandık.Her taraf bembeyaz. Tipi şeklinde esen rüzgar savuruyor karları. Şaşkın bir sevinç yüzlerde.

Karlı,tipili gecenin ardından,sanki birkaç saat önce kara bulutlar hiç yağdırmamış yükünü ,sert rüzgarlar esmemiş gibi,bir ilkbahar sakinliği havada. Güneş karların üzerinde pırıl pırıl ışıldıyorken ,eriyen karların oluklardan şırıl şırıl akan sesi eşlik ediyor görünen tabloya. İlkbaharda kenarları, yemyeşil çimenlerin üzerinde hafif karlı derelerin çağladığı gibi. Bir bahar coşkusu düşürdü gönüllere anlatılmaz...

Bakmayı,bakıp,görmeyi,gördüğünü hissedebilmeyi nasip edene şükrümüz.

Bir çoğunuz öyle düşünüyorsunuzdur eminim. Daha alışamadan 9 lu yıl rakamı yazmaya , yeni yılın ilk ayını bitirmek üzereyiz. Ne zaman oldu ilk ayın 18 i?

Bu sene okula başlayan minikler okumayı öğrenip yarı yıl tatiline girdiler bile. Zaman yetişilemeyen bir hızla akıp gidiyor.

Birbirini kovalayan gece ve gündüz arasında tam hakkı verilemeyen her iş yarım,öylesine yapılıvermiş geride kalıveriyor.

Hızla değişiyor herşey. Ve her iş olacağına varıyor nihayetinde. Delice,köpürüp hızla akan bir nehirde rafting yapar gibi,akışı ve yolculuğu kontrol etmek mümkün olmuyor. Akış sırasında sahip olunan bilgi ve seyir sırasındaki doğru davranışlar , akıp gidenin sağ salim parkuru tamamlamasını sağlayacak olan.

Etrafımızda gördüğümüz herşey denge içinde olduğunda güzel ve değerli. Ne hızlıca geçip gitmek,ne de takılıp kalmak gerilere. Aşırıya kaçmamış bir ahenk ve uyum ancak işlerde orta yolu tutturabildiğinde yakalanabilir.

Bakara suresi 143 de rabbimiz “ve işte böyle sizi doğru bir caddeye çıkarıp ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki...” diye anlatır ümmetin vasıflarını. Orta halli olmak yakışan inanan insana.

"...Orta yolu tutunuz. Amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allâh'a yakın olmaya gayret ediniz. Sabahleyin, öğle ile akşam arası çalışınız. Bir parça da geceden faydalanınız. Aman acelesiz ve telâşsız gidin, orta yolu tutun ki varacağınız hedefe ulaşabilesiniz." (Buhârî, Rikâk, 18)

Bu hadis-i Şerif’i hepimizin bildiği manzum bir satır ile anlatmış Edirneli Hâtemî.

Erişir menzîl-i maksûduna âheste giden

Tîz-reftâr olanın pâyine dâmen dolaşır.

“ Ağır ve temkinli hareket edenler gitmek istedikleri yere kolaylıkla varırlar.

İşlerinde lüzumsuz yere acelecilik edenler ise çok defâ engellerle karşılaşırlar,

elleri ayakları birbirine karışır."

Aynı mana “Önden gitme boynunu vururlar, geride kalma tekmelerler"diye kısa ve öz ifade bulmuş atalar sözünde.

Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular." (Müslim, İlim, 7)

Efendimizin tavsiyesine göre her yürüyüşte,molada, yemede,içmede kısaca hayatın her adımında olduğu gibi, Dostluk,düşmanlık-sevmek,nefret etmek gibi gönlün işleri de orta yollu olmalı ki sonu hüsran olmasın.

“Dostunu severken ölçülü sev, zîrâ günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde buğzet, çünkü günün birinde dostun olabilir." (Tirmizî, Birr, 60)

Herhalde en zor olanı gönüle hükmetmek. Onu her türlü duyguda orta yol üzere tutabilmek...

23 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Comments


bottom of page