top of page

Bir cemal sahibi sükut abidesi…

  • Yazarın fotoğrafı: hüma
    hüma
  • 8 Ağu 2025
  • 6 dakikada okunur

Bazı tarihler vardır ki, insan hayatında,takvimden düşse bile gönülden silinmez.

   4 Şubat ve 13 Kasım…

   Bu tarihler kalın puntolar ile yazılı kıyısından, köşesinden etkilenen pek çok kişinin zihninde.

   Evlatların, torunların herbiri de ayrı hissedar yaşananlardan. Ömür boyu sırtlarında yüklendikleri.

   Benim günlüğümde ise ince ince sızarak,mürekkebi kurumayan sayfalar olarak  duruyorlar.

   13 Kasım 2023 ün ilk saatlerinde. Yani, bu yazıyı yazdığım tarih itibari ile,1 yıl 8 ay 9 gün, yani 617 gün önce, 4 şubattan sonra  ,annemle zincir gibi iç içe geçmiş hayatlarımız çözüldü. Bizi bağlayan halka düştü.

  Ayrıldık.

  Öylesine iç içe geçmiş bir hayattı ki birlikte hayatımız, şimdi onu anlatırken , kendimi nasıl soyutlayacağım,nasıl bir dil kullanacağım şaşırıyorum.

  Bu sene Azep’lerde “Allah’a dayanmak” tema. Benden de annemin tevekkül yönünü anlatan paragraflar istendi.

  Babamı kendi sohbetleri anlatacak.

 

Bismillah.


  Babam ve annem, zamanın ortasında birbiri ile uyumlu iki sarkaç gibilerdi. Ahenkle, senkronize,aynı yöne salınan iki sarkaç.

   Biri durunca, diğeri salınımını sürdürdü.

   Annem, yürüdüğü yolları babam gibi okumaya devam etti.  Birlikte olsalardı neler yaparlardı onları gerçekleştirmeye çalıştı.    

   Sapanca bu gayretlerden biridir.

   Bu çerçevede, yokluğunda  gün geçtikçe hayata ve insanlara dair tesbitlerinin doğruluğu beni sarsıyor.

    Babam gibi,arifane.

   -Anne, yanılıyorsun,” dediğim nice hüküm, şimdi zamanın hakemliğinde annemin ferasetini tasdik ediyor.

  Çok net bir şekilde söyleyebilirim ki, her adımında Allah’a, dayanan, Allah’a güvenen, tevekkül ehli bir insandı.

   Bu dünya hayatında Allah’a dayanmak,

   “Artık bir işe karar verdiysen, Allah’a dayan (tevekkül et). Şüphesiz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.”


فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ

   Âli İmran 159.

   Ayetinde olduğu gibi  kullarına emirdir. Bu konuda yol gösteren başka Ayet ve Hadis-i Şerifleri dip notlara koyacağım. -1-

    Allah’a dayanan ve sadece O’na  güvenen insanlar bu güvenin kendilerine kazandırdığı bazı özellikler öne çıkarlar. Bu özellikleri şöyle sıralamak mümkün. -2-


   Ehli tevekkülün vasıflarını sıralayarak çerçeveyi çizdikten sonra, annemin bu özelliklere ne kadar haiz olduğunu örneklendirmek isterim ilk maddeden başlayarak.

    İlk önce, zihnimde yer etmiş bir özelliği olarak Annem ,Rabbimizden  bahsederken , “Cenab-ı Allah “ diyerek bahsederdi.

   Ve ezan okunur okunmaz namazını kılması ile meşhurdu.

    “Hasbiyallah’ın çoğulu Hasbünallah ve nimel vekil“ çok söyledikleridendi.

  Hz İbrahim misali , Onun dilinde “Hasbiyallah” yankılanmazdı; o söz, gönlünün mihveriydi.

   Son pandemide kendisine uygulanan izolasyona karşı çıkmış, anlımıza yazılmışsa yaşanacaktır, bu kadar korunmaya gerek yok demişti.Nitekim yanında ben iki kere yakalandığım halde,kendisi covit 19 a hiç yakalanmadı.

    Burada eklemem gerek. Annem ihlas suresini belki yüzbinlerce okumuştur. ihlas suresini okur,hazır bekletirdi. Yazardık notlara. Bir vefat haberi aldığında da bak onun kısmeti imiş der bağışlardı. Bağışlandığında silerdik.

    2001 de, okuyup hazır ettiği 50.000   ihlas süresini , gönülhanelerimizin sahipleri önümüzdeki araçta  sal içinde yol alır,  biz de gözlerimizi perdeleyen gözyaşları arasından puslu gözlerle izleyerek onları takip ederken ruhlarına hediye etti.

    Çok Kuran-ı Kerim okur, sık hatim indirirdi. Üç günde,haftada bir hatim indirdiği çok kez vaki idi.

    Çok konuşmayı sevmezdi. Vakur bir sessizliği vardı annemin. Sessiz lakin kararlı. İnandığında geri adım atmayan  sebatkârlık, vasfıydı. Güleryüzlü ,Cemal sahibi bir sükut abidesi.

   Hacer Muhterem Coşan.

   Allah,a dayanan insanların,Allah’ın rızasına uygun olduktan sonra cümle alem karşılarında dursa sarsılmayan kararlılık  vasfına, annemin bütün muhalefetime rağmen bir başka şehirde ev kurup yerleşmesini  örnek gösterebilirim.

    Yaşadığımız şehirde  cahilane davranışların dünya ve ahiret hayatına zarar verdiğini düşündüğünde yaşamak için başka bir yer aramaya başladı. İstanbul içi , İstanbul dışı. Nihayet vukuatsız olması ile nam salmış , yakında dostların olduğu , bir  yere yerleşti.

   Yeni, asude bir hayat kurdu.

    Şimdi ben o zamanlar çok zor gelen o göçü,

bugün hasretle, şükürle anıyorum.

    Babamın  yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerini de her zaman teşvik etmiş,desteklemiş ve yanında olmuştur. Yolculukların meşakkatine karşı dayanağı

-Cenab-ı Allah’ın yardımı, rızalullah ümidi idi.

  Onların birlikte seyahatleri bazı aile büyüklerinin ikaz etmesine yol açardı. Burada bir hatıramı yazmak isterim.

   Ankara’da , bizim evde misafir odasında sohbet edilirken konu döndü dolaştı babamın seyahatlerinde annemin yanında olmasına geldi.

Konuşan aile büyüklerimizden biri, geçmişten günümüze    Hocaefendileri, yakın zaman alimlerini anarak, …götürmemiş, kişi götürmemiş diye argümanını destekliyecek örnekler ile konuşmaya devam ettikçe babam sıkıldı.

Cevaben dedi ki,

      - ve sevgili ….. , illa peygamber efendimiz de (sav)hiç yanından ayırmamış.

   Hasılı kelam, babam ve annem sünnet olduğu için son seyahate kadar hep birlikteydiler.

   Annemin,Cenab-ı Allah’ın rızasını arayan, gözleyen bir insan olarak , aykırı bir durum gördüğünde hemen ikaz etmek şiarıydı. Örnekleri çoktur.

   Tabii ki dertleştiği, istişare ettiği kimseler vardı. İstişarelerin  dışında kimse  hakkında konuşmaz, yanında da konuşturmazdı. Engelleyemezse ortamı terk ederdi.

   Australia’da lokanta açmış bir Kıbrıslı arkadaşın dükkanına davet edildiğinde,raflarda içki görünce , yemeği yememiş,doğrudan yanına çağırıp içki satmanın mahzurlarını anlatmıştı.

    Kendini , nefsini öne çıkartmaz, yaptığı iyilikler ile böbürlenmez, yapar ve unuturdu. Akrabasını maddi ve manevi anlamda korur ve kollardı.

    Özellikle 2001 den sonra çok kalbinin kırıldığını , tahammül edilmesi çok zor davranışlarla karşılaştığını, gönlünün yaralarını yakinen bilirim.

   Gözyaşlarını içine akıtmak, kızgınlığını,kırgınlığını belli etmemek ehli halin davranışıdır bilirsiniz. Kızdığına, kırıldığına iltifatı da vakidir.

   Merhemi ,duadır. Her hâlinde Rabbine dua ile sığınır.

   Tevekkülü , boşvermişlik değil, bilinçli teslimiyettir. Tedbirini alır. Hz Musa misali.

“Rabbim benimledir.” der. Yürür. (Şuarâ, 62)

   Bilenler bilir. Kapılara hassastı, kapalı ve kilitli olmasına dikkat ederdi. Bulunduğu yerlerde pencereleri demirleme, örümcek ve böceklere karşı ilaçlama titizlikle üzerinde durduğu ayrıntılardı.

   Ama o kadar.

   Fazlası yok.

   Tedbirini alır gerisini Allah’a bırakırdı.

    Annemin tevekkülü, korkunun değil imanın gücüydü.

Dünyaya dair elinden geleni yapar, sonra “Rabbim benimledir” diyerek yola devam ederdi.

Şimdi onsuz geçen günlerde, onun bıraktığı o sükûnî tevekkülü yastık gibi başımın altına koyuyorum.

  Cenab-ı Allah, onun bu vakur teslimiyetini kabul buyursun.

Ruhunu rıza makamına eriştirsin.

Ruhu şâd, makamı âli olsun.

    








Notlar:


1-KUR’ÂN-I KERÎM’DEN AYETLER:

1. Âl-i İmrân, 159:

“Artık bir işe karar verdiysen, Allah’a dayan (tevekkül et). Şüphesiz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.”


فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ


2. İbrahim, 12:

“Allah’a dayanmışızdır. O, yollarımızı bize mutlaka gösterecektir. Şüphesiz Allah’a tevekkül edenler yalnız O’na dayanmalıdır.”


وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ


3. Tevbe, 51:

“De ki: Bize ancak Allah’ın bizim için yazdığı şey isabet eder. O bizim Mevlâmızdır. Müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.”


قُل لَّن يُصِيبَنَا إِلَّا مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلَىٰنَا ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ


4. Talâk, 3:

“Kim Allah’a dayanırsa, O ona yeter.”


وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ


5. Mâide, 23:

“Eğer mümin iseniz, yalnız Allah’a güvenin.”


وَعَلَى ٱللَّهِ فَتَوَكَّلُوٓا۟ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ



🔹 HADİS-İ ŞERİFLER:

1. İbni Abbas’tan (r.a.), Tirmizî, Zühd 34:

“Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı. Onlar sabahleyin kursakları boş olarak çıkar, akşam tok olarak dönerler.”

2. Ebû Hureyre (r.a.), Tirmizî, Kıyâme 59:

“Güçlü mümin, Allah katında zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimlidir. Ancak her ikisinde de hayır vardır. Sana fayda sağlayacak şeylere yönel, Allah’tan yardım dile, acizlik gösterme.”

3. Enes b. Malik’ten (r.a.), Ahmed b. Hanbel, Müsned 3/438:

“Allah’a tevekkül eden kimseye Allah yeter.”

4. Hz. Ömer (r.a.):

“Ben duaya kabul olacak mı diye endişe etmem. Benim endişem dua edip etmemek üzerinedir. Zira ben dua edersem, Allah ona cevap verecektir.”


2-) Tevbe 129.

“Eğer aldırmazlarsa deki: bana Allah yetişir ondan başka ilâh yoktur, ben ona dayanmaktayım ve o, o büyük Arşın sahibidir”


3-)Bakara 153.

“Ey o bütün iyman edenler sabr-ü salât ile yardım isteyin, şüphe yok ki Allah sabr edenlerle beraberdir”

4-) Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atılacağı sırada Cebrail (a.s) gelerek:

“Bir isteğin var mı?” diye sordu.

Hz. İbrahim:

“Senden değil. O bana yeter, O ne güzel vekildir (Hasbiyallahu ve ni‘mel vekîl).” dedi.

Ve Allah, ateşe şöyle dedi:

“Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol!” (Enbiyâ, 69)


    


2-)


    -Bilirler ki Allah kuluna yeter. Tevbe 129. Ayet “hasbiya(A)llâhu lâ ilâhe illâ hu(ve)(s) ‘aleyhi tevekkeltu vehuve rabbu-l’arşi-l’azîm(i) “-2-

  

    -Sabır ve sebat sahibidirler. Bakara 153. Ayeti bilir, ona göre davranırlar. Herkes dağılırken, dağılmazlar. -3-

  

    -Allah’a dayananların bir vasfı da kendilerine varlık atfetmezler.  Bilirler ki çaldıkları kapı açıldıysa, açan O’dur.


    -“Kim Allah’a güvenirse, Allah ona yeter.” (Talak, 3) Bunu bilir. Dünya ondan desteğini çekse, el âlem sırt çevirse…

Onlar yine yollarına devam ederler. Korkmaz ve caymazlar.

   

   -Allah’a dayanan kişi için dünya bir vasıtadır.

Varlık da imtihandır, yokluk da.

   O bilir ki rıza varsa, yol doğrudur.


  -Gözyaşı içine akar, yüreği sarsılmaz. Cenab-ı Allah’ın kendisine şah damarından yakın olduğunu bilir.


   -Yalnızlıktan korkmaz. Bilir ki, Allah’la olan yalnızlık; en dolu birlikteliktir.

 
 
 

2 Yorum


sengulyldrm2
08 Ağu 2025

Amin 🤲🌹

Beğen

hüma
hüma
08 Ağu 2025

❤️

Beğen

© 2023 by NOMAD ON THE ROAD.

  • Instagram Black Round
  • Pinterest - Black Circle
bottom of page