Berat Gecesi
- hüma

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Gecemiz, Saidler zümresine dahil olmuş olarak, defterlerimizi sağ taraftan almaya vesile olsun.
Müslümanların hassasiyet ile üzerinde durarak değerlendirmeye çalıştıkları bu özel geceleri ihya etmenin bidat olduğunu, Peygamberimiz efendimizin sav böyle davranmadığını söyleyip gönül bulandıran, insanları ibadetlerden soğutan konuşmaları dinliyor, yazılanları okuyor, taaccüb ediyor rikkatli kalpler.
Bazı geceler vardır. Takvim yaprağında diğer sayılı günlerden farklı, kıymetli olurlar. Kıymetleri, haklarındaki ayetlerden, hadislerden ve hadiselerden kaynaklanır.
Sessizce gelir, gönlün kapısını çalar. İnsan o kapıyı açarsa rahmet girer; o veya bu sebeple kapalı tutarsa gecenin kıymetli saatleri geçer, geriye yalnızca kaçırılmış fırsatlar kalır.
Berat gecesi, asırlardır Müslümanların kalbinde böyle bir vakit olarak yer etmiştir. Dua ile, tevbe ile, içe dönüşle, af olunup yeni başlangıçlarla anılmıştır. Af ümidi ile günahlardan yana yakıla tövbe edilir, dargınlar barışır, rahmeti rahmanı celbetmek için çırpınılır.
Neticede milyonlarca insan aynı gecede el açar rahmet diler, af umar.
Buna rağmen bugün, bu gecelere “bid‘at” diyen bir dil var işitilen. Bu dil, çoğu zaman ilimden çok sertlik, hikmetten çok daraltma üretir.
Bid‘at,Peygamberimiz sav zamanından sonra ortaya çıkan, dinin özüne aykırı olan, sahih hadislerle desteklenmeyen uygulamalara denir.
Dua etmek, tevbe etmek, Kur’an okumak ve nafile namaz kılmak ise dinde asıl olan ibadetlerdir. Bunları belirli bir zaman aralığında yapmak, yeni bir ibadet icat etmek değil, gönlün rikkatle Rabbine yönelmesidir.
Berat gecesi hakkında gelen rivayetler, tek tek ele alındığında zayıf kabul edilmiştir. Fakat İslam ilim geleneği, metinleri yalnızca tek başına değil; birlikte, bütünlük içinde okur. Aynı manayı destekleyen rivayetler bir araya geldiğinde, mana kuvvet kazanır.
Farklı görüşleri ile bilinen ibni Teymiye’nin dahi,
“Şaban ayının ortasında fazilet vardır. Seleften bir topluluk bu gecede ibadet etmiştir.” Cümlesi güçlü bir delil teşkil eder.
Bu cümle, Berat gecesini tamamen yok sayan yaklaşımların ilmî bir karşılığı olmadığını gösterir. Çünkü burada hem gecenin faziletine hem de erken dönem Müslümanlarının fiilî yönelişine işaret vardır.
Aynı ibn Receb el-Hanbeli, Letâifü’l-Me’ârif adlı eserinde Şaban ayını anlatırken, aşırılığı reddeder; fakat yönelişi korur.
Bid‘at meselesinde klasik fıkıh geleneği bugünkü keskin dilden daha sakindir. İmam Şafii’nin yaptığı bid‘at tasnifi, her sonradan yapılanı sapma saymayan bir hikmet içerir.
Asırlar boyunca ümmet,
“Allah Teâlâ Şaban’ın on beşinci gecesi dünya semasına tecellî eder ve müşrik ile kin tutan dışında herkesi bağışlar.”
İbn Mâce, İkâmetü’s-salât, 191
Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/176
Tirmizî – (hasen li-gayrihî kabul edilmiştir)
Hadisi şerifi mucibince Berat gecesini ihya etmiştir. Evlerde mum gibi yanan dualarla, camilerde sessiz secdelerle, gönüllerde içli niyazlarla… Bu süreklilik, sadece bir alışkanlık değil; ümmetin hafızasıdır. Bu “amel-i ümmet” dir ve hafife alınmamalıdır.
Asıl rahatsız eden , bu söylem değil, rahmet dilinin kaybolmasıdır. İbadeti susturan bir bid‘at hassasiyeti, gönlü yaralar, korumaz,kurutur.
Mübarek geceler bir zorunluluk değildir. Ama büyük bir imkândır.
Muhteşem birer fırsattır. Sessiz bir çağrıdır.
Bu fırsatı değerlendirmek, rahmet kapısında af dilemek için çabalayanlar için bu geceler birer “kibrit-i Ahmer”dir
– İbn Teymiyye, Mecmûʿu’l-Fetâvâ
– İbn Receb el-Hanbelî, Letâifü’l-Me‘ârif
–İmam Şafii nispet edilen bid‘at tasnifi (Şâfiî fıkıh usulü kaynakları)
– Celalettin es süyuti. bid‘at risaleleri ve fıkıh usulü çalışmaları
– Beyhakî, Şu‘abü’l-Îmân (Şaban ve Berat gecesi rivayetleri)




🌹💕