top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Şem’a yanan pervaneler.

Güncelleme tarihi: 22 Eki 2021

Kuran-ı Kerim’de,Karia süresi 4. Ayette,


“Yevme yekunün nasü kel feraşil mebsus “

( O gün insanlar yayılıp dağılmış pervane kelebekleri gibi olurlar. )

Diye anlatılır mahşer gününün şaşkın,şuursuz,korku içinde savrulan insanları.

Peygamberimiz,Efendimiz sav ,


“Benim durumum ile sizin durumunuz, ateş yanınca çekirgeler ve pervane böceklerinin ateşe atılmaya başladığı bir adamın durumuna benzer. İşte ben, ateşe düşmeyesiniz diye sizin kuşaklarınızdan tutuyorum. Siz ise, benim elimden kurtulmaya çalışıyorsunuz...”1 diye uyarır.

Ayet-i Kerime’de ve hadis-i şerifte insanların korku ,dehşet ile panik halinde koşuşturmalarının benzetildiği pervane renklerine mi vurgundur,parlaklığına mı bilinmez ateşe meftundur. Onun şuursuzca ışığa koşup, ateşte yok oluşunu izleyenlerin herbiri kendilerince pervanenin candan öte sevdasını yorumlar,anlatır.

Gazali: İbret almaz pervane ,eğer ibret nazarı olsaydı onda bir kere zarar gördükten sonra, kendisini aynı acıya sürüklemezdi derken;

Şadi Şirazi:Aşka uçarsan kanadın yanar...

Mevlana:Aşka uçmazsan kanat neye yarar...

Yunus Emre:Aşka vardıktan sonra kanadı kim arar... der.


İnsan.

Topraktan yaratılmış ve yine toprağa karışacak olandır.

Ahseni takvim üzere yaratılmış. Yaratılmışların en güzeli olmakla sıfatlandırılan.

Dağlara,taşlara sığmayan,onun gönlüne sığmış. Benzersiz. Değerli,şerefli,özel ve güzel.

Gönlü var,sezer, aklı vardır seçer.

Lakin,aklına mağrur. İmtihan için geldiği yeryüzünde,unutur kâlu belada verdiği sözü.

Pervaneler gibi , kapılır ateşe çağıranların cazibesine, düşer ateşe,yanar da yanar.

Dünyası ateş,ahireti ateş olur.

6.asır.

Arabistan. Mekke. Gece gibi kapkara insanlık,simsiyah kalpler. Esfel-i safiliinde geziyor eşref-i mahlukat . Nefs-i emmarenin elinde bîzâr.

Hayvanlar dahi utanç içinde gördüklerinden.


Ahval bu iken, aylardan rebiyyülevvel,günlerden pazartesiyken ateşe düşen pervaneler misali küfrün karanlığında kavrulan insanlığı,ateşten çekip kurtaracak olanın doğumu ile aydınlandı karanlıklar.

Onun gelişi ile kurtuluş ümidi doğdu , ateşe düşenlere.


Hikmetinden sual olunmaz, ne farklı bir yeri var ki aylar içinde, Rebiyülevvel ayının ve bu ayın Pazartesi günlerinin hep önemli tarihler olmuş hayatında Peygamberimizin.

Doğumu ,Hicreti, Vefatı...

Bu ayda,Pazartesi günleri.

Dünyaya teşrif ettiği pazartesi gününden , kıyamete kadar bütün zamanlarda pervaneler gibi, nâr ve nûr arasında ümmeti.

Ateş ve ışık ,karanlık ile aydınlık ,gece ve gündüz arasında. Ya nârı seçerler ya da nûru. Bu iki kelimenin,iki harfinin ,nun ve renin arasında birinde Elif var, diğerinde vav.

Elif rabbimizin birliğini anlatır ama insan söz konusu olduğunda enesidir anlattığı.

Vav kulluğu temsil eder. Kulun secdedeki halidir derler.

Aklı nâra kapılır.

Gönlü nûru seçer, kul olur, ümmet olur...





1-)Müslim, Fezail 19. Buhari, Rikak 26. Tirmizi, Edeb 82)

178 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page