top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Med ve cezir.




Cuma bugün.

   Birkaç gün oldu döneli.      

   Şimdi mazide kalmış günlerin tadı damağında,kokusu burnunda kaldı yarası kanayanın . Gönlünde kaldı  hayata bir başka yerden bakmanın, saatleri bir başka yaşamanın hazzı.

  Mekke ve Medine’de her namaz vakti bir med ve cezir yaşanan.Şehrin dört bir yanından yapılan davete icabet etmek isteyen,daha ezan okunmadan yollara düşüp huzurda  toplanıp, akabinde dağılıyor.

   Kocaman bir çiçek gibi kapanıp açılıyor koca şehir.

   Akışı namaz saatine göre ayarlanmış zaman. O çekime kendini bırakarak toplanmak ve dağılmak,bir sonraki   davete kadar bereket ve hayr olarak yansıyor herşeye.

   Hayatı yaşanılır kılıyor.

   Günleri odak noktasına Allah rızası ve peygamber sevgisi koyarak yaşamak, diğer herşeyin uzaklaştığı bedensel ve ruhsal dinginlik demek.     

   Rengi , şekli, kültürü başka başka güzel, çirkin,yaşlı, genç, sağlıklı, engelli binlerce insan.

   Çok kaba olanının yanında bir o kadar zarif ve nazik olanı var.

   Güzel ve zarif olanı sevmek kolay da hepsini sevmekle mükellef müslüman.

   İnsan insanın imtihanı,insanın insanın davranışlarına tepkisi de sınav sonucunu etkileyen faktör. Sevmek çok zor. Ama öğrenilebilir olduğunu yaşayarak görmek mümkün. Bu sebeple hayatı böyle dirsek dirseğe yaşamak muhabbet demek.

  Bir şehir caddeleri,sokakları, binaları  ile güzel kokar mı?Mis gibi kokuyor şehir. Soluduğu hava kokuyor. İnanamıyor. Daha derin daha hissederek kokluyor. Zambak gibi gül gibi kokuyor ,aldığı her nefeste ciğerlere dolan hava.

   Medine Cemal isminin tecelli ettiği bir şehirdir diyor grubun hocası. Mekke’de ise Celal ismi izlenir.

   Her adımda, dağlarda,taşlarda dahi izliyor Medine’de Cemâl’i,Mekke’de Celal’i. Medine’de yumuşak kıvrımlı dağlar Uhud gibi, Mekke’nin keskin kenarlı kayalarının aksine.

   Hasılı, merkezinden başka açı ile baktığında dünyaya, kaymış ekseni doğrultmaya  çalışan yeni başlar gibi olur hayata…

126 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Akıl ve gönül.

Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu. N.F.K. Akıl ve gönül. Akla sığan gönüle sığmadı mı olmaz. Zira bu beden ikliminde danışmamız gereken son mercii gönüldür.

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page