top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Zaman çiçeği

Çok geciktim,lakin ucundan yakalayayım, tebrik edeyim bu geçip giden benzersiz günü. -1-

Ramazanınız ve cumanız mübarek olsun.

Bu fotoğraf dünyanın en büyük mağarasından seçilmiş kare.

Son Doong mağarası, yakın zamanların muhteşem keşfi. Kısaca bahsedersek ilk 1991 yılında bulunsa da dünya ile tanışması 2009 yılını bulmuş. Devasa büyüklüğe sahip. 130 km kadar uzunluğu olduğu tesbit edilmesine rağmen, henüz 9 km si turist ziyaretine açık. Yer altındaki nehri, göletleri ve yer altında her bir ağacı 45 derecelik bir açı ile büyümüş yağmur ormanı ile kendi eko sistemine sahip. İçinde bir Boeing 747 uçağı uçurmak, 40 katlı bir gökdelen sığdırmak mümkün.

Bu mağaranın fotoğraflarını her izlediğimde bana, zamanı,ömür dediğimiz süreyi, insanın bir ucundan başlayan diğer tarafında sona eren yolculuğunu düşündürüyor.

Özellikle karanlık nehirde yol alırken ormana ulaştığında görünen gökyüzü,ışığa ulaşmaya çalışan ağaçlar özel olduğunu bildirilen zamanları anlatıyor lisanı hal ile.

Dalıp gidiyorum seyrettiğim andan içeriye.

Zaman diye isimlendirdiğimiz süreç,genişleyen,daralan,uzayıp kısalabilen, bereketlenen ve hatta bazen durabilen bir akış.

Canlı sanki…

Bir çeşit nehir gibi.

Lakin akan su değil bu güzergahta.

Nefes alırken,soluksuz kaldığın, yolculuğu yoran, molası zorlayan salınımlar ve titreşimler nehri bu.

Her bir adımda ileri gittiğini varsaydığın aslında başladığın yere geri döndüğün bir seyrüsefer.

Teşbihde hata olmasın, savrulup dururken salınan nehir boyu belli aralıklar ile şeffaf dev bir fanusa benzeyen baloncuklar ,hava bacaları var.

Anaforlar çekip içine derinlerde savrulurken o hizaya geldiğimizde başımızı çıkartıp nefes alabiliyoruz onların içinde. Tutunup kenarlarına yavaşça çıkabilirsek , bükebilsek dizlerimizi ana rahminde gibi, diz çöküp, secdeye varabilsek eğer iklim değişiyor,aldığımız nefes başka oluyor.

O açılmış zaman atmosferinden geçeni ,havasını soluyanı değiştiriyor. Güzelleştiriyor gönlünü, ruhunu onarıp yükseltiyor,boşluklarını dolduruyor.

Yeniden başlıyoruz , salınan nehirdeki seyrimize devam ettiğimizde.

Kimi yolcu gözü şöyle bir takılsa da devam edip gidecek. Kimi de gayret edecek, kurallara uyacak ve ağırlanacak o kristal küre içinde. Sayısız nimetlere gark olacak.

Ramazan,zaman çizgisi üzerinde içinde ruhen-bedenen,madden,manen iyileşebileceğimiz bir kristal küre . Zaman genişlemiş, iklim değişmiş orada, kendine özgü atmosferi,ekosistemi, düzeni var.

Bu öyle farklı atmosfer ki mesela yol uğruları giremiyor içine. Girebilen olursa bağlanıyor.

Bu sistem içinde günlük işleyişimiz adeta tersine dönüyor. Her zaman yapıp durduklarımız bire yetmiş veriyor. -2- Oruç tutanın uykusu ibadet, susması tesbih, ameli kabul ve duası müstecab oluyor.

Gönüllerimiz yumuşuyor,sevgi artıyor. Geçtiğimiz yollar,yollardaki engeller başka görünüyor. Ölmüş kalplerimiz diriliyor adeta,rahmet yayılıyor insandan başlayarak aleme.

İftar saatleri yaklaştığında, yavaşlayan zaman ile birlikte insan gönlü içinde kaynayan merhamet duygusu bütün dünyayı içine alacak kadar genişliyor. İnanılmaz duygulu sahneler cereyan ediyor iç aleminde. Gönlünden dile gelen dualarından hemen yani başındaki sevdiği de nasipleniyor, dünyanın diğer ucundaki aynı bilmediği derdi boyunu aşmış olan da.

Akış içinde kristal küreden yansıyan renklerin serencamı ramazan mucizesi olarak düşüyor doğudan batıya inanan insandan insana.

Şimdi o akıp salınan seyrüsefer o genişlemiş zaman alanına ulaştırdı yolcusunu. Doyulmaz bir ikram olarak izlediği ilk bakışta bile dışından içine davet var. Zaman o zaman.






1-) “Ramazan ayının cuma günlerinin diğer aylardaki cuma günlerine üstünlüğü, Ramazan ayının diğer aylara olan üstünlüğü gibidir.” (Deylemi, Daru’l-Kitap, 1987, 3/150; Münavi, Feyzu’l-Kadir, 4/430)


2-)

“Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize bastı. O ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Allah o ayda oruç tutmayı farz kıldı. Geceleyin ibadet yapmayı (teravih) kılmayı nafile kıldı. O ayda bir hayır işleyen kimse, diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olur. O ayda bir farz işleyen ise diğer aylarda yetmiş farz işleyen gibidir. O, sabır ayıdır, sabrın karşılığı ise cennettir. O, yardımlaşma ayıdır. O ayda müminin rızkı bollaştırılır…" (et-Tergîb, 2/94-95)








86 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Comments


bottom of page