top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Var mı yüksüz yürüyen.?

Güncelleme tarihi: 12 Eki 2020


Devran dönüyor. Dönen devran içinde insan seyrini sürdürüyor.

Birlikte yol aldığı bazen üç,beş kişi,bazen daha az veya daha kalabalık oluyor.

Yolcular aynı devrin gemisinde yol almaktalar. Aynı zamanın yolcuları onlar.Zaman ortak noktaları.

Ta gerilerden,maziden taşınıp getirilen kelimeler,cümleler sarkıyor herbirinin üzerinden. O onu demiş,bu da bunu söylemiş.

Salkım saçak,dağınık,kelimeler,cümleler. Kimi sünüyor,ağır çekim gibi uzuyor,uzuyor ayaklara dolanıyor yürürken. Kimi gürz gibi ağırlaşmış,dikenli. Zaman geçtikçe etkisi artmış söylenenlerin. Sivri sivri uçları.

Adım attıkça çarpıp duruyor sırtına,göğsüne. Yere çökertiyor vurdukça. Sessiz yol almakta bazı yolcular ,şikayet etmiyorlar,yaraları anlatıyor yüklerinin verdiği zararı.

Geçmişten taşınan cümlelerin herbiri,kelimelere yüklenmiş bakışlar,bakışlara yansıyan duygular ile dolu lebaleb. Kelimeleri sürükleyip taşıyan ,onlar ile birlikte bakışları,duyguları da getiriyor ardı sıra. Hayal kırıklığı,kızgınlık,öfke,üzüntü,hüzün bütün menfi duygular.

Yolcu,neden yük ediyor bu kelimeleri sırtına. ?

Niçin sürüklüyor bunca bakışı,duyguyu peşi sıra. ?

Lastik gibi uzamış negatif duyguların,yol boyu başının üzerinde kırbaç gibi savrulmasının ne faydası var. ?

Kelimeleri,cümleleri,yüklendikleri duyguları ait oldukları zamanda, yazıldıkları hikayede bırakmak ,hafiflemek doğru olan.

Her ne varsa geçilen yolda yaralayıp,can acıtan, hikayenin tamamını, kelime ve cümleleri ,hatta harflerden kıyafet giymeyen düşünceleri bilene havale ederek,olduğu yere nokta koyarak devam etmek gerek. “ve kefa billahi vekila“

Ama...bilmek başka,söylemek başka,yapmak başka.

Gördüğüm,yüksüz yürüyen yok.

86 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Comments


bottom of page