top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Titreşimler 5.

Güncelleme tarihi: 31 Eki 2018


Renkte, seste, ışıkta her şeyde bir ihtizaz;

Her şeyde bir titreşim, zikir, fikir ve niyaz...

NFK

Algıda seçicilik olsa gerek ,asırlar öncesinden bugüne nereye baksam , ilimde,şiirde her yerde karşıma çıkıyor titreşimler. Bu uçsuz bucaksız görünen konuda kıt kapasitem ile frekanslar alemine şöyle bir dokunup geçtim. Kaynakları,detayları,örnekleri olduğu kadar anti tezleri de var yazdıklarımın. Ben hem kendim,hem de meraklı olanlar için çıkış yolu olabilecek bir kaç bilgi yazdım. Merak ettiğimiz yerden dalalım derinlere diye.

Nasıl bir ruh halinde ,hangi düşüncedeyse insan, ne ile meşgulse dili ,onunla alakalı insan,melek,ortam vb onlarla karşılaşacak,maddi ve manevi alemde onlarla iletişimde olacak demek. Kimlerle,hangi frekansta buluştuğuna kendi karar veriyor nihayetinde. Düşünceleri ile birlikte.

Şükür varsa dilinde ,gönlünde Neml sûresinde Hz. Süleyman’ın dilinden, “Şükreden ancak kendi iyiliği için şükretmiş olur “buyrulduğu gibi kazananlardan olur.

Bakara 152.ayette buyrulduğu gibi zikrederse,zikredilir.

Dünyamızın tüm bilim insanları tarafından kabul edilmiş ferakansı 7.83 Hz’dir. Dünyanın kalp atışı diye isimlendirilir. Son yıllarda 11 hz e kadar artış göstermiş. Gittikçe de artıyormuş. Zaman hızlandı diye bu sebepten hissedip konuşuyormuşuz. Bereketsiz zamanımız bu yüzdenmiş.

Bunu okuduğumda da aklıma aşağıdaki hadis geldi.

Zaman (dilimleri) -birbirine- yaklaşmadıkça (hızlanmadıkça) kıyamet kopmaz. Öyle ki bir sene bir ay; bir ay bir hafta; bir hafta bir gün; bir gün bir saat; bir saat ise bir ateş korunun yanıp sönmesi kadar kısa olur.” (bk. Kenzu’l-Ummal, h. no: 38504)

sahabe-i kiram hemen sormuşlar, demişlerki:

"--Yâ Rasûlallah, biz o zamana yetişirsek, namazı nasıl kılacağız?"

Peygamber Efendimiz de:

"--Günleri normal olduğu, tabii olduğu zamana göre kıyas ederek, öyle kılarsınız." buyurmuş.

Titreşim konusunu araştırırken bir ilginç bilgi daha var rastladığım. Onu paylaşarak bitireyim konuyu.Zikir konusunda bilgi sahibi olanlar bilirler. Hafi zikir yani gizli zikir yapılırken (ki en sevaplı olanı budur), gözlerini kapa,dilini üst damağına daya, içinden sessiz olarak Allah Allah de diye tarif ederek anlatırlar.

Burada dili üst damağa dayamanın hikmetini açıklamaya çalışan bir bilgi. Dili bu şekilde tutmak hipofizi ve timüsü uyarırmış. Bunları uyarmak da insanin sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluşmasını sağlar,enerjinin rahat akmasına,insanın daha iyi düşünmesine ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olurmuş .

Vaktiniz hayr olsun.

43 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page