top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Sui misal emsal olmaz.Gölgelerden çok gün ışığı var.

Güncelleme tarihi: 13 Nis 2021


TV ekranlarında,bazı programlar var inanılması çok güç olayları servis ediyor izleyenlerine. Bu programların takipçisi değilim. Ancak bu programlar yayın saatlerinin,hedef kitlelerinin dışına taşırılarak haber sayfalarına,haber programlarına konu oluyor,çok daha geniş kitlelere duyuruyorlar çirkin örnekleri.

Bir kaç gündür de bir yaşlı hanıma yapılan akıl zorlayan kötü muameleler haberlerde.

Sui misal emsal olmaz. Bu çirkinlikler de insanı,memleketimizin halkını anlatmaz. Bunlara bakarak ne hale geldi insanlık denilemez.

Bu çirkinliklere mukabil iyilikler,iyi insanlar var örnek olarak sunabileceğimiz. Sayıları da kötülüğü temsil edenlerden fazla. İnsanın güzel halleri olursa sergilenen,çirkin tarafı kendini teşhir edecek yer bulamaz.

Benim çocukluğumda İstanbul’un tanınmış,hat sanatına hami olmaları ile bilinen bir büyük ailesinin ,çocuğunu kaybettikten sonra,teselliyi Kuran-ı Kerim’de bularak,onu hıfzeden,hafız olarak vasıflanan,hattat hanımefendisi vardı. Tevazu ve edep abidesi bir hanımefendi. Bu hanımefendi anneme de hısım olurdu baba tarafından.

Bazen istiyorum ki bu güzel ahlak timsali,tevazu abidesi,enesini köle etmiş,kal ehli değil,hal ehli, yani dilleri suskun,halleri konuşan hanımefendileri daha çok anayım,anlatayım.

Anlatırlardı ki,bu hayırsever,muhterem hanımefendi, sokaktan evine aldığı yatalak bir yaşlı hanıma (ki bu hanım huysuz ,kötü sözler söyleyen,bağırıp çağıran bir insan)vefat edene kadar eziyetlerine tahammül ederek baktı.

Hattat’tı. Yazdığı levhalardan dedeme de hediye ederdi. Bir tanesi evin odalarından birinin kapı üzerine asılmıştı. Beyaz kağıt üzerine ,is mürekkebi ile yazılmış. Divan şairlerinden,Ulvi mahlaslı Bursalı Hüseyin Ulvi efendinin mısraları. Hala ezberimde.

Bana kemlik edenler,daima iyilik bulsun,

Kusurumu gören ihvanların,ömrü mezid olsun,

Yıkanlar hâtır-ı mahzunumu,âlemde şâd olsun,

Benim için nâ-murâd olsun diyenler ber-murâd olsun.


Bir diğer bildiğim örnek ,surlarda buldukları bir yaşlı hanımı vefat edene kadar bakma niyeti ile evlerine almışlardı. Yıkayıp,paklayıp bir oda tahsis ederek himayelerine aldıkları hanım o gece rahmeti rahmana kavuştu.

Bu iki örnek çevremden. Üçüncü örneğe ise yaşlı bakımı konusunda iyilik haberleri araştırırken rastladım.

Ta çocukluğumda ,diye başlıyor anlatmaya yaşlılara olan sevgisini, ömrü billah can siperhane hizmetini anlatacağım hanımefendi.

-Ta çocukluğumda, yaşlılara hizmet ederken buldum kendimi. Elim süpürge tutmaya başladığı andan itibaren yaşlıların evlerini temizlerdim. Annem kızardı “ Yine gitmişsin ... ninenin yanına. Bitlenmişsin” diye. Pek çok hizmeti var bizzat ifa ettiği. Sırtına yüklenerek,elini taşın altına koyarak.

Cansiperhane koştururken nerde kimsenin yanaşmadığı gönle hoş gelmeyen iş varsa,onun peşinde bir de kanser geçiriyor 3.evre.

-Yatağa mahkum insanların bizden bir farkı yok diyor anlatırken. Ben onların yerinde kendimi görüyorum.Yaptıklarımı ben kendime yapıyorum. Ben nasıl özlüyorsam güneşi,denizi,dağları onlarda özlüyor. Ben onları güneşe çıkardığımda aslında kendimi kavuşturuyorum güneşe. Oh diyorum rahatladım.”

İsim vermeyeceğim . Çünkü maksadım şahıslara,isimlere değil,yapılan işe dikkat çekmek.

Günümüz insanının bencil ,hodbin,selfish, Rabbena hep bana kafa yapısına mukabil gani gönüllü,bedhah, toplayıcı,cömert,fedakar insanlarını, insanlıktan umudunu kesmiş gözler önüne sergileyebilmek.

Örnek alınası davranışların ip uçlarını vermek.

Davranışlardan öte niyetlerin sorgulandığı,kalplerin içindekilerin ortaya döküldüğü o güne hasar görmemiş niyetler ile ulaşılsın isterim zira.

“Ölüm seni bulana kadar İyilik yapmaya devam et.”Bu cümleyi hayat boyu kendine rehber kılıp o yolda yürümeyi kendine hayat tarzı olarak belirlemek ve o yolda ilerleyebilmek ne mutluluk. Hizmet eden himmet bulur. Öyle biliriz.

Kendi dönmeye başlayınca etrafını da kendi ile döndürür anafor gibi . O döner çevresinde ne varsa onunla birlikte çoğalarak döner. Hayra dönerse hayrı,şerre dönerse şerri çoğaltır. Girdap olur dibe çeker,ılık esen ilkbahar rüzgarı gibi meltem olur göklere yükseltir.

İyilik derece derece yapılır. İlk önce niyet ederek. Bir kaç kuruş vererek,yaşlı ve muhtaçlara erzak dağıtarak, bireysel veya toplumsal hareketlere katılarak. Gelip geçilen yoldan bir taş kaldırarak. Bir çift tatlı söz söyleyerek, olmadı güleryüz göstererek. Maksat illa ki bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek. Bir kırık gönül hanesine mutluluk düşürmek.

Güzele hayran insan yaradılıştan. Güzeli sever,güzel söze,güler yüze meftundur. Güzel kokulara müştak. İnsanların ortak noktası bu.

Ancak,bir de öte yanı var madalyonun. En yakınların bile uzaklaştığı,görmek istemediği tarafı. Kötü kokuların,çirkin görüntülerin, yaralı,hasarlı,buruşuk tenlerin olduğu,itelenen,ötelenen,görmezden gelinen arka taraf.

Bir yolcu insanoğlu geçip gidiyor bu yerden. Yediden yetmişe halden hale giriyor. Her sekiz senede bir ,bedeni ve ruhi değişim yaşar insan demişti bir keresinde bir sevdiğim.

Sekiz seneler on ile çarpılıp yaş seksen olduğunda,bazen daha erken, bazen daha geç illaki Erzel-i ömür yaşıyor insan. Beşeri ihtiyaçlarını göremiyor. Ruhi ve bedeni olarak muhtaç kalıyor bir diğerinin himmetine. Kapısına erzak bırakmak yetmiyor. O erzağı alacak,önüne konan yemeği yiyecek durumu yok. Vücut ifrazaatlarını gereğince giderecek,banyo yapacak halde değil. Bu insanların insan oluşlarından kaynaklanan oluşumlarına, vücudundan yayılan kokusuna,tuvaletine, istifrasına,salyasına fi sebilillah çare olmaya çalışmak bunun için çabalamak çok yüce bir gönül işi.

Fiziki,beşeri ihtiyaçlarını gidermenin yanında onlarla hemhal olmak,gönül arzularını hissetmek,onları gidermeye gayret etmek de bu işi gönülden yapanların hizmetlerinin bir parçası. Kendilerini onların yerine koyup gönülden yapıyorlar çünkü. Üzerimizden kalksın,dostlar alışverişte görsün diye değil. Kendileri için istediklerini onlar için de isteyerek.

Bu bir lütuf . Para,pul ile değil,geniş imkanlar hiç değil. Lokmayı paylaşmak,karşısındakinde kendini görmek,onun mutluluğunda huzur bulmak. Sevgi vermek, sevgi almak. Sevgi girdabında çoğalarak dönmek,dönmek. Ta ki,dur emri gelinceye kadar.

Bu devranın yolcularına selam olsun.

720 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

コメント


bottom of page