top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Senenin son günü.



Bugün günlüğüme yazarken koyduğum tarihin son rakamı üç. Yarın yerini dörde bırakacak 365 günlüğüne. 2023 olacak 2024.

  Yağışsız , lakin bulutlu, gri renkli,baharı hatırlatan sıcaklıkta bir kış günü.

   Yarın yeni bir tarih ama dünyanın her tarafında envai çeşit dert ile boğuşanların hayatına yeni birşeyler gelemedi. Ne soykırım bitti Filistin’de , ne zulüm dindi Doğu Türkistan`da, ne açlar doydu Yemen’de,Afrika’da.

   Zulüm aynı,zalimler aynı,mazlumlar aynı.

   Üç dört olduğunda önümüzde duran bitmez tükenmez  görünen boş sayfalar ile dolu bir defter olacak.

   Yeni deftere ilk kez yazmak heyecan verici,biraz da ürkütücü. Hiç dokunulmamış boşluk insanı o boşluğu ne ile doldurduğuna  daha bir özen göstermeye sevk eder.

    Bu itinanın göstergesi olarak ilk sayfaya niyetimizi yazmalı ,her  yeni günün sabahında  efendimizin ettiği “ Allahümme inni es elüke hayra hazel yevmi ve hayra ma badehu ve euzu bike şerri hazel yevmi ve şerri ma badehu...“ diye başlayan, yeni günün hayrlarını ve hayr kelimesinin ihtiva ettiği bütün güzellikleri isteyip , yeni günün şer kelimesinin içerdiği bütün kötülüklerden Rabbimize sığınmalı, yeryüzündeki zulümlerin nihayete ermesi, kimlikleri gizli veya aşikar bütün zalimlerin kahrolması ve bütün mazlumların  feraha çıkması duamız olmalı.


   Biliyoruz ki,Amentü diye bilinen altı esasa ve kelimeyi şahadete inanarak yaşamını bu temel üzerine kuran insanlar bir ümmettir yeryüzünde. Bu ümmette ait olduğunu hisseden insanlar bu ümmetin davranışları ile bezenir,sıbgatullah denilen Allah’ın boyası ile boyanır. Bu aidiyetin izleri üzerlerine yansır,onlara bakanlar  aidiyetini izlerler . -1-


    Yine hatırlayalım ki, masum bir ritüel olarak işlenen,çoluk çocuğu cezbeden Noelde çam ağacı süsleme eyleminin kökeni   7.yy  pagan Almanlara kadar dayanır. Aziz Boniface’nin yazıtlarında çam ağacının üçgen şeklinden yola çıkarak pagan Almanlara  hristiyanlığın teslis inancını anlatmaya çalıştığı yazar. Oradan hristiyan alemine yayılmış 19. yy da bütün dünyada bir sembol haline gelmiştir.


   Kırmızı kıyafeti ile her senenin son günlerinde boy gösteren, insanların pek çoğunun çocukları ile fotoğrafını çekmekten hoşlandığı,geyiklerin çektiği arabası ile evlere bacadan girerek çocuklara hediyeler bıraktığı için çocuk muhayyelesinde hoş bir yeri olan  Noel  baba, Antalya'nın eski adı Myra olan demre ilçesinde 4. yüzyılda yaşamış bir Hristiyan azizi olan  Piskopos Nikoladır.


    25 Aralık öğleden sonrası hazırlanan Noel yemeği yaygın olarak kızarmış hindi ve sosis ve tatlıdan oluşur. Hindi kızartma zaman içinde yılın son gecesi için pişirilir olmuştur. Burada bir parantez açarak hindinin İngilizce isminin  turkey olduğunu ve bu temel üzere anlatılan hikayelere bir göz atmanızı öneririm.


    Noel ve yılbaşı kutlamalarının bir de çok büyük bir ekonomik rant vesilesi olduğunu ve  hristiyan din adamlarının maddi tarafın dini yönün önüne geçmesinden endişe duymakta olduklarını eklemek isterim.


    Hasılı kelam,  görüldüğü gibi senenin son ayının,  son günlerinde sıkça duyduğumuz şahsiyetler ,yapılan hazırlıklar, süsleyip bezemeler ve hatta pişirilen yiyecekler  bir kap suyun içinde” ta’mid”olanlar- vaftiz edilenler için anlamlı dini ritüeller.


    Sadece eski seneye veda edip,yenisini karşılıyoruz , atalarımız da kutlardı gibi söylemler ile yapılan her ne var ise hepsi birden dinimizde,aidiyetimizin kültüründe yoktur.


    Yılın son günü vesilesi ile bir kere daha hatırlamak ve hatırlatmak  isterim ki, insan kendini  nereye ait hissediyorsa aidiyet hissettiği topluluğun halleri ile hallenir. Onlara benzer,onları çoğaltır.

    Onlar ile haşrolur. -2-


    İmanın altı şartına inanan insanlar,yeryüzünde  mazisi çok ötelere dayanan çeşitli topluluklara ait ne kadar sayfa varsa açılmış, o sayfaları kapatmış ,her birini hükümsüz kılmış, kıyamete kadar sürecek bir dinin mensubudurlar.

    Davranışları aidiyetlerini anlatır.

   

    Üç dörde evrildiğinde niyetimiz bu aidiyetin gereklerini yerine getirmek olsun.

    


     Prof Dr Mahmud Esad Coşan Hocaefendi’nin konu ile ilgili tavsiyelerini eklemek isterim buraya.

“-Yılbaşı süslemesi yapmayınız.

-Evlerinize,odalarınıza,dükkanlarınıza çam ağacı koymayınız.

-O gün için hindi kesmeyiniz.

-Bu sebeple verilen hediyeleri almayınız.

-İçkili kumarlı, haramlı günahlı toplantılardan şiddetle kaçınınız.

-Evinize o geceye mahsus çerez, meyve almayınız.

-Kimsenin yılbaşı gecesini kutlamayınız.

-Eğlencelerine davetlerine katılmayınız.

-Asla radyo ve televizyon açmayınız.

-O gece özellikle yatsı namazını camide cemaatle kılıp, gafil ve şaşkın ahalinin ıslah olmasına dua edip, eve erkence gelip çocuklarınıza bu gecenin yabancı âdeti olduğunu anlatınız.”

-Allah'ın sizi ve evlad ü ıyâlinizi, nesil ve zürriyetlerinizi, küfürden, dalaletten, gaflet ve cehalettern korumasını; kahrına gazabına uğratmamasını hidayet üzerine yaşatıp, îmân-ı kâmil ile amel-i sâlih üzere can teslim etmeyi nasip buyurmasını, Ümmet-i Muhammed'e umumen rahmeylemesini cân u gönülden, ihlas ve gözyaşları ile talep ve niyaz ediniz.

-Dininize iman ve irfanınıza, öz kültür ve pâk adet ve ananenize sımsıkı sarılın ki dünyada ve âhirette felah ve necat bulasınız.

-Müslümanca yaşamayı vasiyet ediniz.

-Abdestli olarak erkence yatınız.

-Gece sahur vakti teheccüd namazına kalkınız.”



   



1-) “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurmuştur. (Buharî, edeb, 96; Müslim, el-Birr ve’s-sıla, 165)


2-) “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli edinmeyin, onlar birbirinin velisidirler. İçinizden kim onları veli edinirse o da onlardandır.” (Mâide, 51)

        ” Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa o da onlardandır” (Ebu Davud, Libas, 5)


136 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page