top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Reset tuşu.

Bugün düne göre gürültülü ortalık. Rüzgarın sesi denizinkine karışıyor. Kuş sesleri yok ortada. Muhtemelen kuytu bir köşede sakinleşmesini bekliyorlar havanın. Dalgalar yön değiştirmiş. Köpük köpük kabarmış,tam karşıdan üzerine doğru geliyorlar insanın. Düzenli değil dalgalar. Kaynıyor gibi görünüyor deniz. Biraz ürkütücü.

Yeni bir hafta başı. Geçen haftanın beyinde biriken tortuları geçen haftada kaldı. Onları glia hücreleri iyi bir uyku sürecinde hallederlerler inş.

Geçtiğiniz aylarda kanımda çoğalmış beyaz kan hücreleri ile alakalı gezerken rastladım onlara. Onlar da tıpkı beyaz kan hücreleri gibi iltihabın azaltılmasında rol alırlarmış. Derinlerine indikçe de ilginç bilgilere rastladım hepimizi ilgilendiren.

Microglial hücrelere beynin bahçivanları diyorlar. Bu beyinde iş yapmayan snapsları yiyerek temizleyen grial hücreler bir kaç çeşit ve miktar olarak nöronlardan çoklar. Bir sinir hücresinin etrafında on kadarı bulunuyor. Snaps budamayı az veya çok yapmaları alzheimer, şizofreni, otizm gibi bir takım hastalıklara yol açabiliyormuş. Obeziteden de sorumlu olduğu düşünülüyormuş ki bu beni çok ilgilendirdi. Nöronların çalışmasından,göç etmesine, etraflarını kaplıyarak korunmasına,beslenmelerine,faaliyetleri sona erdiğinde ortadan kaldırılmalarına bakanlar hep bu glia hücreleri. Hatta senelerce komada kalanları kok hucre olmadan kok hucre gibi nöronun gorevlerini ustune alarak baglantiyi yeniden baslatan da bu hücreler.

Konunun detayı uzmanlarına malum. Bizleri bazılarının “sil butonu “diye tarif ettiği kısmı ilgilendirmekte. Bu glia hücreleri işlerini en iyi uykuda yapıyorlarmış. Gün içerisindeki 10 veya 20 dakikalık bir uyku, mikroglial bahçıvanlara içeri girip, sanki kurumuş ağaç dallarını budar gibi kullanılmayan bağlantıları temizleme ve yenilerini büyütmesi için boşluk bırakma şansı veriyormuş.

Çok tanıdık. Efendimizin yaşam tarzı kıymetini bilmediğimiz. Bilimin ucundan başından bir iki yakaladığı ipucu ile hayran olduğumuz.

Sabah erkenden kalkan, sonra öğleye doğru şöyle bir uyku alemine dalıp çıkabilen bahtiyarların uykusu.

“Kaylule uykusu”.

Mutluluk hormonlarının salgılandığı saatten önce yatıp, sabah gün doğmadan kalkıp, güneş bir miktar yükselene kadar huzur içinde ibadet ile meşgul olup,tam bir hac ve umre sevabı ile güne devam edenlerin uykusu kaylule.

Temizleyen,onaran,besleyen,dirilten yaşam tarzı. Ruh ve beden sağlığı için reçete elimizde. Gece yarısına varmadan kapatmak ,sabah gün doğmadan açmak kepenkleri.

Aradaki “Bana dua eden yok mu, duasını kabul edeyim? Benden isteyen bir kimse yok mu, ona (istediğini) vereyim? Benden af dileyen yok mu, onu affedeyim”nidası ile kullarını davet eden rabbi ile başbaşa geçen süreyi yazmıyorum. Onun nimetleri çok. Bir de göz kapaklarımıza çöken ağırlığa söz geçirebilsek...

20 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

تعليقات


bottom of page