top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Onlar nasıldı.? Bizler nasılız.

Güneş yüzünü bir gösterip,bir saklarken mevsim gereği. Hava soğuk. Ev içlerine sıkıştı hayat. Sıkça misafir ağırlıyoruz bugünlerde.

Eskilerden,yenilerden,dünyanın çeşitli yerlerinden genel olarak hangi dostumuz ile muhabbet etsek, şikayet konusu hep aynı,aynı dertten muzdarip insan.

İğneyi de ,çuvaldızı da başkalarına batıranlardan. Nalıncı keseri gibi hep kendine yontanlardan bizâr. Korkuyor bir de. Nasıl davranacağını şaşırmış.

Kimse kendinin farkında değil. Evlatlığı,gelinliği,damatlığı,anne babalığı sıkıntılı. Yöneticiliği,işçiliği sorunlu. Karı ,koca ilişkileri sen ben,senin ailen,benim anne babam çekişmesine dönmüş durumda. Hangisi ötekini bastırırsa, diğeri hayat boyu çile çekiyor ailesi ile birlikte. Evliliği sürdürmek adına. Herbiri bir diğerinin ciğerinde yara.Konuşulan hep ben dili.

Kendini seven,kendini sayan,hep en haklı,en doğru,en güzel ,en iyi insanlarla dolu her yer. Sanki herkes saraylardan teba’ası arasına inmiş padişah çocukları, da teba’a yok ortada.

Herkes,iyilik meleği, herkes üst düzey idareci. Hekimlerden daha hekim,uzmanlardan uzman. Her bir fert kendi içinde bağımsızlığını ilan etmiş ülke durumunda. Sosyal ortam,iş ortamı,sanal alem.

Uzun uzun yinelemeye gerek yok. Herkesin çevresi bu konuda örneklerle dolu.Kendini bilen de bu durumdan naçâr.

Hep o bilmese de dinleyiverse,susuverse biraz. Biraz haksız,biraz yanlış,biraz hatalı olsa ne olur.

Biraz az bilse,biraz az gezse. Sevdiğinin ailesi kendisininkinden farklı,bazen üstün olsa ne olur. Güzellerden güzel,iyilerden iyiler var. Kendisininkini en iyi,en güzel bilse dolanmasa gözü etrafta da ,üzmese evdeki gül goncasını. İncinmiş,gözünde yaşlarla anlattırmasa derdini başkalarına. Seviverse, bağrına basıverse ne olur.

Başkalarına gösterdiği saygıyı,sevgiyi,ilgiyi,itina ve özeni esirgemese ,diğer yarısına da gösterse ne olur?

Ezerek,üzerek,ön safta yer tutarak,yüksek perdeden konuşarak, tepelerde mesken tutarak yükselemez insan.

Kuluz işte hepimiz. Kendimizin bildikleri kendimiz hakkında ,başkalarının bildiklerinden kat be kat fazla. Kendimize dönse gözümüz de görebilsek. Bakın meşhur sözün kaynağına. Nasıl yükseklerdeler asırlar öncesinden.

Reşahat al hayat (Can damlaları)da anlatılır ki Hoca Alaaddin Attar yetiştirdiklerinden ve halkasından olan şeyh Ömer Bayezid’i ile birlikte Irak ve horasan şeyhlerine bir mektup yazıp kendilerine ait özellik ve alametleri soruyorlar.

Horasan şeyhleri bu suali maveraünnehr şeyhlerine, onlar da Türk ermişlerine soruyorlar. Türk ermişlerinden şu cevap geliyor:

parça yahşi, biz yamal; parça buğday, biz saman... yani; herkes yahşi, biz yamal; herkes buğday biz saman...

Bir dörtlük de Necip Fazıl’dan,arkada durup da önde olanlardan bahseden.

O erler ki gönül fezâsındalar

Toprakta sürünme ezâsındalar

Yıldızları tesbih tesbih çeker de

Namazda arka saf hizâsındalar…


35 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page