top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Niçin bir bloğum var?


Yarıyolda kalan blogların sayısı kapanan restaurant’ların sayısından daha fazla diyormuş New York Times. Technorati’nin araştırmasına göre (2008) yılında 133 milyon blogdan sadece 7.4 milyonu son 4 ay içinde güncellenmiş durumdaymış. Yani buna göre blogların %95’i atıl bir şekilde güncellenmeden duruyor.

Eski tarihli bir araştırma olsa da günümüzde de geçerli bu durum. Bir blog açmak çok kolay olsa da istikrarlı bir şekilde devam ettirmek zor.

Konu bulmak, her gün farklı bir açıdan bakarak yazmak,düşünceleri zülf-ü yare dokunmadan aktarabilmek, bilgi kirliliğinin had safhada olduğu bir ortamda doğru bilgiyi özgün bir şekilde sunabilmek önemli.

Yanlız başına yemek yiyecek olsa bir insan rahat olur, menüde titizlenmez,sofraya gerek duymaz . Elinde sade bir şekilde hazırlanmış bir tabak hızlıca yer bitirir genellikle.

Misafire ikram edecekse eğer çok boyutlu düşünmek zorundadır. Misafirlerin damak tadına hitap edebilmelidir kendi mutfağının ölçüsünde hazırlanırken. Hazırladıklarını özenle,uyum içinde sunmalıdır. Sıcak ve taze olmalıdır ve özellikle özgün olmalıdır vb...

Bir başkasının okuyacağı bir metin yazarken de aynı süreç işliyor. Düzenlemek,süzmek,seçmek gerekir ilk önce düşünceleri sonra kelimeleri. Uzunca bir mutfak süreci sonunda ifade etmek istediklerinin bir kısım okuyana rahat ulaşırken bir kısmına afâki kalabilir.

Kişi ile bağı kuvvetli hassas olanları üzebilir. Özellikle bu durumu göz önünde bulundurmak gerekir…

Bu emek isteyen,istikrarlı bir şekilde devam etmenin zor olduğu yola niçin girdim.?Niçin üzerime bir kaç ay sonra günceleyememe riski olan bir iş aldım ? Bir kaç maddede sırlayacak olursam;

- İlk ve en güçlü sebebim WhatsApp da yazdığım mesajların devam etmesi için ısrar ile rica eden,yazdıklarımı dosyalayan,onlara değer veren dostları baz alarak yazdıklarımın bir faydası olduğunu düşünmem.

- Uzunca bir müddettir sosyal medya sayfalarımı biiznillah devam ettirebiliyor olmam.

-Bir zamandır yazmanın ve yazdıklarımı sevdiklerim ile paylaşmanın bana da iyi geldiğini görmem.

- Yazmanın benim için her zaman bir tercih sebebi olması.

(İletişimde yazmayı her zaman tercih ederim. Özellikle telefon ile konuşmayı sevmem.Yazmak konuşmak gibi değil malum. Bir muhatap ile konuştuğunda karşısındaki insanı hoşlansa da ,hoşlanmasa da dinlemek zorunda bırakır insan. Bunu hiç istemem. Yazı söz konusu olduğunda ise sadece yazan ve yazdığını okumak isteyen muhataplar olur. Gönlündekini yazar,yazanlanla aynı frekansta olan da anlar anlatmak istediğini.)

Şeklinde sıralayabilirim.

Niyetim hayr,akıbet de hayr olur inş.

271 görüntüleme1 yorum
bottom of page