top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

İç saatini kaybeden insan.

Güncelleme tarihi: 9 Şub 2020


1 - Güneş'e ve onun parıltısına,

2 - Güneş'in ardından gelen Ay'a,

3 - Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze,

4 - Onu örten geceye,

5 - Göğe ve onu bina edene,

6 - Yere ve onu döşeyene,

7 - Nefse ve onu biçimlendirene,

8 - Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,

9 - Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.

10 - Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.

Şems. 1-10. Ayetler.


Nefsimizi temizleyip,parlatmak emrediliyor bizlere ancak çoğumuz bu konuda gayret etmeye fırsat bulamadan kontrolsüz bir akışla yuvarlanıp gidiyoruz. İçinde bulunduğumuz anı yaşamıyor,kovalıyoruz adeta. Kiminle iki kelam etsek aynı düşüncede. Yapılacak işlere yetişilemiyor.


Önden giden zaman,zamanı yakalamaya çalışan ruh,her ikisinin peşinden soluk soluğa koşturan beden.


Bu koşuşturmanın ve yorgunluğun sebebi insanın,modernleşme ve gelişme adına bozduğu,tersine döndürdüğü kendisinin ve dünyanın yaşam döngüsü. Bu sebeple uyanık olması gereken saatler derin uykularda,uyuması gereken saatler ise yalan ışıklar içinde uyanık geçiyor.


Saat, zamanı ölçmeye yarayan alet malum. İki farklı zaman arasındaki farkı insanlar tarafından oluşturulan ölçüler dahilinde ölçmeyi sağlar.

Saat olmadığı zamanlarda insanlar zamanı ölçmek için neler kullanırlardı diye hiç düşündünüz mü? Günümüz imkanları ile tabii gördüğümüz hayatımızın vazgeçilmezleri olanların,olmadığı geçmiş zamanları.

Ya da olmayabileceği gelecek günleri.


Şöyle bir araştırıldığında görünen zamanı ölçmek için kadim toplumlarda civa, güneş ve su saati kullanılırmış.

İslam toplumunda ise her zaman saat hesaplaması güneşin hareketlerine bağlı olarak ,namaz vakitlerine göre yapılır.

Başladığı ilk hareketine hep aynı sürede geri dönebilen,düzenli hareket eden hemen her şeyden saat yapılabilir teoride.


Bitkiler bu yönleri ile bilim insanlarının çalışma alanı içinde olmuşlar geçmişten bu yana. Hava koşullarına göre ,gün uzunluğuna göre değişenler ,dış koşullardan bağımsız, sabit bir açma kapanma zamanı olanlar, yaydıkları kokular ve yaşam döngüleri göz önünde bulundurularak saat olarak kullanılmış geliştirilen projelerde.

Mesela, “Hindistan’ın Andaman ormanlarında insanlar, koku takvimi kullanır; yılın dönemlerini, çiçeklerin ve ağaçların kokularına göre tarif ederler


Ayçiçeği ve onun güneşe doğru olan eğimi,fasulye yaprakları bile bu amaçla kullanılmış.

Bitkiler gibi hayvanların biyolojik yaşam döngüleri de insanlara ilham olmuş. Bu konuda The Horological Journal 1862’de Alman ormancıların ötücü kuşların şarkı saatlerini baz alan “ornitolojik saat”ini örnek gösterir.

Biz de ise sahip oldukları arifane bilgilerden olsa gerek,

“her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter” derler atalar. Hatta vakitsiz öten horozu da keserler.


Günümüzde bitkilerle yapılan biyolojik saat hayalini ,Gökhan Özcan’ın bir makalesinde okudum geçenlerde.

“Doğru çiçekleri bulup onları daire şeklinde dizerek doğal bir saat dikmek istiyordum. Bir çiçeğin kapanmasıyla diğerinin açıldığını hayal ediyordum. Doğal mekanizmalı bir saat. Saat kaç sorusuna insanlar artık örneğin ‘öğleden sonra üç buçuk’ değil, ‘lale’ diye cevap vereceklerdi.” Diye anlatıyordu düşüncelerini.


Farklı saatlerde açan çiçekler ile bir bahçe saati oluşturmak. Canlı,renkli. Uygulaması ve sürdürmesi zor ama çok hoş bir fikir.

Baba diyarımda gonca halinde sarı sarı çiçekleri ile akşam ezanı okunduğunda titreye titreye açan ezan çiçekleri var.

Akşam olduğunda pembe,sarı,beyaz,kırmızı çicekleri ile açıp,sabah solan akşam sefasını da bilirim. Kendisine özgü kokusu,siyah minicik zeytinlere benzer tohumları gözümün önünde. O tohumları toplamaya bayılırdım çocukken.

Sabah gün doğarken açılan mor beyaz sarmaşık çiçekleri de aklıma geldi.

Bunlar ve bilmediğim daha pek çoğunun oluşturduğu bir bahçe saati nasıl anlamlandırır bahçeleri...


Peyzaj mimarları bahçe düzenlemelerini bir de bu açıdan ele alsalar hatta İstanbul’un bazı yerlerine yaptıkları o tablo gibi bitki bezemelerini saat belirten biyolojik bitki saati şeklinde düzenleseler ne güzel olur.


Zamanı ölçmek söz konusu olduğunda biyolojik,ornitolojik,mekanik, saatler var uzun uzun anlatılabilecek. Yaygın olarak uygulanabilirliği olmasa da ilgi çekici ve çok güzel fikirler.


Bir de iç saati var insanın. Hiç farkında olmadığı,hiç aksamadan tıkır tıkır işleyen bir saat. Güneşe duyarlı, gün ışığına ayarlı.


Bilgileri gökyüzü yerine, elektro mikroskoplu atomik zamana ayarlı mekanik saatlerin hayata girmesi ile üstü örtülü ve tesirli bir istila yaşandı,özellikle gün ışığına duyarlı yaşamı olan insanların hayatlarında.

Fecr, güneşin doğmaya başlama zamanı, tan vakti, güneşin doğmasından önceki alacakaranlık demek.

Bu insanların hayatları,güneşin ilk pırıltıları ile,yani fecr ile başlar,akşam gün battığında da sona ererdi.

Fecir saati, 12 saatlik günün saatleri içinde günün ilk saati iken, 24 saatlik günün saatlerinde geceye aittir.


Gün 24 saat olduğunda saatler, insanı bizim için gece olan saatleri gündüz gibi yaşamaya ve gündüz olan saatleri de gece varsayıp uyku ile geçirmeye teşvik ediyor oldular.


Gece karanlık içinde sahte ışıklara aldanıp güneşsiz yaşayanlar, fecrin ilk ışıkları ile başlayan yeni ve gerçek hayatı yatak içinde,dinlendirmeyen ağır bir uyku ile karşılarlar. Şişmiş gözler ile uyandıklarında gün boyu baş ağrısı ile devam eden ağırlık eşlik eder onlara.


“Artık fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık “diye Gurebâhâne-i Laklakanda ifade ettiği gibi Ahmet Haşim’in gün doğumunu karşılamak hayal oldu günümüz insanına. Artık hayat gün battıktan sonra başlıyor ...


Hamiş:

İnternette pek çok versiyonunu bulabileceğiniz, insan vücudunun doğal saatinin bir örneğini tamamlayıcı bilgi olması açısından buraya alıyorum.

Sabah 5 ila 6 arası vücudumuzun güne merhaba dediği bir zaman dilimidir. İnsan vücudunda salgılanan stres hormonu neredeyse altı kat artar, vücut çoktan güne uyanmış ve harekete geçmiştir. Gece vücudun kaybettiği enerji yenilenir, vücut enerjisi güncellenir. İnsan metabolizması bu saat diliminde oldukça hareketlidir, yeni güne hazırlık yapar.

Saat 7 gibi insan organizması uyansa da hareket etme konusunda biraz zorlanır, çünkü eklemler ve kaslar soğuktur, insan kendini zayıf hisseder, bu saat diliminde spor yapmak bedeni yıpratır. Saat 7 gibi yapılabilecek en güzel iş kahvaltıyapmaktır. Çünkü bu saatler saat 9 a kadar midenin çalışma saatleridir. Karbonhidratlar hemen enerjiye dönüşür, kahvaltı, vücudun toparlanması için günün ilk saatlerinde yapılacak en doğru iştir.

Saat 8 olduğunda vücudumuzda tansiyon artar, artık normal bir uyanık insanın tansiyon düzeni vücutta görülmeye başlar.

Uyurken 60’la kadar düşen kalp atışı saat 8 gibi 80’lere ulaşır. Bu kalp atışı düzeni aslında oldukça normaldir. Ancak kalp atışının bir düzen dahilinde sabahın ilk saatlerinde artış göstermesi kalp kriz ihtimalini arttırabilme özelliğine sahiptir. Bu yüzden bu saatlerde vücut, sigara ve alkol tüketmek istemez, damarlar oldukça daralmış ve bir krize hazırlıklı değildir.

Saat 9 ila 11 insan beyni en iyi durumdadır ve yoğun çalışma yükünün kaldırılabileceği en iyi saat dilimidir. Verim genellikle yüksek olur, bu yüzden iş için en uygun saatlerdir. Bir işe konsantre olmak kolaydır, verilen kararlar mantıklı ve doğru kararlardır.

Saat öğlen 12 ile 14 arası saatler günün iş yoğunluğunun hissedildiği saatlerdir. İnsanın dikkati yavaş yavaş azalır hatta uykulu bir görünüme bürünür. Bu saatlerde beyine daha az kan gitmektedir, çünkü acıkan bedenin karnının doyması için mide, kana ihtiyaç duyar ve bu yüzden vücuttaki kanı daha çok mide kullanır. Yemeğin ardından uyku isteği iyice artar. Yapılan araştırmalar, öğle uykusuna yatan insanlarda enfaktüs geçirme olasılığının diğer insanlara göre yüzde otuz daha az olduğunu ortaya koymuştur.

Öğleden sonra saat 3 olduğunda insan kendini daha mutluhisseder. Endorfin dediğimiz mutluluk hormonu bu saatlerde olabilecek en yüksek seviyeye ulaşır. Öğle yemeğinin ardından uykusunu alan bir insan için verimin tekrar en yüksek seviyeye çıktığı saatlerdir. Enerji artışı sayesinde beynimiz daha sağlıklı karar alabilir. Gün içinde en verimli olduğumuz ikinci dönem bu saat üç civarıdır ancak bu verimlilik öğle öncesine göre daha azdır.

Saatler öğleden sonra 4’ü gösterdiğinde adrenalin hormonundaki artış kaslarda güç olarak gösterir, zira bu 4 ila 5 arası kaslarımızın en güçlü olduğu zaman dilimidir. Kuvvet en üst düzeydedir ve organlar tam güçle faaliyet göstermektedir. Beynimiz ve kaslarımız arasındaki koordineli uyumun boyutu ideal seviyededir. Küçük kaslar bile çok güçlüdür, Olimpiyat oyunlarındaki rekorların genellikle bu saatlerde kırıldığını biliyor muydunuz?

Akşam altı olunca artık yorgunluk baş gösterir. Kasların gücü düşer, pankreas hızlı çalışır, akşam yemeği yenilmelidir.

Saat 7 ila 8 arası havanın karmasına bağlı olarak insan vücudunda melotonin hormonu salgılanması olur ve bu uykuya hazırlıktır. Vücut aktiviteleri yavaşlamaya başlar. Yemekten sonra bir tek mide aktiftir.

Gece saat 9 gibi pek çok organımız artık günlük görevlerini yapmıştır, bu yüzden yemek yenmemelidir, yenilirse midede sabaha kadar bekleyen bu besinler vücutta zararlı asitlere dönüşecek ve mide hastalıklarına neden olacaktır.

Gece saat 10 civarı vücudumuzun bağışıklık sisteminin koruyucu askerleri olan alyuvarlar, son derece aktif bir haldedir. Bu saatten sonra sigara içilmemelidir. Çünkü alyuvarların aktiviteleri bu saatten sonra azalacağından vücuda giren zararlı maddelerin atılması oldukça zordur.

Saat gece 11 olunca artık vücut rahatlamıştır, stres hormonu azalır, insan sakinleşir, uykuya dalmak için en uygun zamandır.

Gece yarısı saat 12 gibi uyku halindeyken vücudumuzdaki hücreler kendini onarma işlemi yapar. Saçlarımız uzarken gündüz yıpranan bedenimiz kendini tamir eder.

Özelikle gece saat 1 ila 2 arası uyku halinde olmamız gereken bir zamanda çalışıyorsak bu hatalı bir davranıştır. Dikkat ve verim çok düşüktür, sakın araba kullanmayın.

Saat 3 civarı vücutta karamsan duyguların arttığı bir saattir. Melatonin hormonunun artışı bunun en önemli sebebidir, Tembellik ve bunalım en sık görülen davranışlardır.

Sabaha karşı 4 civarı vücut yeni gün için enerji üretimine geçer, kan basıncı artığından kalp krizi riski 4 ila 6 arası yüksektir. Bu saatleri spor yapmak için seçenler dikkatli olmalıdır.





111 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page