top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Her yılbaşı yeniden dillenenler.

Güncelleme tarihi: 3 Oca 2023


“Bugün ben dostumu gördüm”diye başlar türkünün sözleri.Anlatan,dostunu görür,dost ellerinden gelen. Dost ellerinden gül dermiş. Dilleri başkadır. Bir başka lisandır konuştukları.

Beni de,ötelerden düşüme bir gelen uyandırdı sabah namazınada. Ondan düştü türkünün sözleri gönlüme.

Sanki bir yere gidecek ya da yeni gelmiş gibi. Müjdeli bir haber almış da sevinmiş gibi, zor bir badireyi atlatmış gibi.

Yanakları al al, ışıl ışıl bir gülümseme yüzüne yayılmış, hüzmelenmiş de gözlerinden fışkırıyor.

Mutlu,memnun,sevinçli,huzurlu…

Bakıştık öylece.

Aynı gülümseme yüzünde,sessiz yürüdü,kapıyı açtı ve gitti.

Gerçekten görüşmüş gibiydim uyandığımda . Onun gülümsemesi benim yüzümde. Sevinci içime yayılmış. Kuşlar cıvıldıyor.


Bugün bir gün sonrası ile alakalı yazacaktım.

Dağıldım.


Ufak tefek eklemelerle geçen sene yazdığım notları koyacağım. Söyleyecek yeni bir şey yok. Sadece söylenmek istenen ne varsa onun yeri zamanı ve metodu üzerine eklemek istediklerim var.

Bir zamandır gazete yazarlarının bazıları arasında benim dikkatimi çeken Engin Ardıç,üst üste birkaç kere bahse konu kutlamaların imanın altı şartına inanlara ait olmadığını yazdı.

Bir kaç gün önce de İzmir’de anlamadıkları ve onları anlamayan insanlara birşeyler anlatmak için çırpınanlar ve çırpınmaların ters tepişi gündemdi.

Hz, Mevlana’nın dediği gibi

“İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat aklından geçirdikleri, kendi düşünceleridir. “ Herkes kendi düşüncelerinin sesini duydu karşıdan yankılanarak gelen. Böylece yanlış anladılar,yanlış anlaşıldılar.

Maslow’un meşhur piramitinde yeme, içme ve güvenlik-korunma ihtiyaçlarından hemen sonra “ait olma” ihtiyacı gelir.-

Güvenlik,barınma,sevgi veya nefret ortaklığı gibi sebepler, bir yere, topluluğa, aileye, millete ,guruba, zamana, bir fikre ait hissetmek,ait olmayı bilinçli olarak seçerken etkili olan faktörlerdir.

Kalben yakınlık hissederek olsun,bilinçli bir tercih ile seçtiği olsun hangi toplulukla birlikte ise insan, onlardan biri olarak onlara ait olur.

Ben iken,birlikte yürüdüğü insanlar ile biz olur.Bu aidiyeti ve mensubiyeti kişinin kimlik belgesi gibi,dışardan bakana bilgi verir.İnsandan yansıyanlar , geride bıraktığı çöpler dahi okumasını bilene çok şey anlatır mensubiyeti konusunda.

Aidiyeti dışardan okunan insanlara, bu aidiyete uygun yaklaşmak ve değerlendirmek gerekir.

Aksi yaklaşımlar kurulmak istenen iletişimi başlamadan bitirir.


22 nin 23 olması , aslında kendileri için anlamlı olanlarca günler önceden başlayan bir ritüeller bütünüdür. Taklit edenlerce ise bir geceye indirgenen kutlamalar,tebrikler,temenniler ile süslenmeye çalışılan zayıf birer eğlence arayışı.

Eskisini kapatıp yıllar içinde sırasına koyduk. Pazar günü 1 1 2023 diye tarih atacağız 365 yapraklı yeni bir defterin ilk sayfasına.

Yeni deftere ilk kez yazmak heyecan verici,biraz da ürkütücüdür. Hiç dokunulmamış boşluk insanı yazdıklarına daha bir itina göstermeye sevk eder.


Ardımızda bıraktığımız zaman diliminde elimizden,dilimizden ve sair azalarımızdan,bilerek,bilmeyerek yaptığımız her türlü günah,kusur ne varsa onlardan nadim olup tövbe ettik ve bir daha yapmamaya azmettik.

Her yeni günün sabahında efendimizin ettiği “ Allahümme inni es elüke hayra hazel yevmi ve hayra ma badehu ve euzu bike şerri hazel yevmi ve şerri ma badehu...“ diye başlayan, yeni günün hayrlarını ve hayr kelimesinin ihtiva ettiği bütün güzellikleri isteyip , yeni günün şer kelimesinin içerdiği bütün kötülüklerden Rabbimize sığındığı duaları yeni rakamın ihtiva ettiği bütün günler için biz de ederek Rahman ve Rahim olan Rabbimizin adı ile başlayalım pazar sabahı ilk sayfaya yazmaya.

Günlerden cuma,İmanın altı şartına inananların bayramı. Yani, “Allah’a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum” diyenlerin bayramı.


Amentü diye bilinen bu altı esasa ve kelimeyi şahadete inanarak yaşamını bu temel üzerine kuran insanlar bir ümmettir yeryüzünde. Bu ümmette ait olduğunu hisseden insanlar bu ümmetin davranışları ile bezenir,sıbgatullah denilen Allah’ın boyası ile boyanır. Bu aidiyetin izleri üzerlerine yansır,onlara bakanlar aidiyetini izlerler . -1-


Masum bir ritüel olarak işlenen,çoluk çocuğu cezbeden Noelde çam ağacı süsleme eyleminin kökeni 7.yy pagan Almanlara kadar dayanır. Aziz Boniface’nin yazıtlarında çam ağacının üçgen şeklinden yola çıkarak pagan Almanlara hristiyanlığın teslis inancını anlatmaya çalıştığı yazar. Oradan hristiyan alemine yayılmış 19. yy da bütün dünyada bir sembol haline gelmiştir.


Kırmızı kıyafeti ile her senenin son günlerinde boy gösteren, insanların pek çoğunun çocukları ile fotoğrafını çekmekten hoşlandığı,geyiklerin çektiği arabası ile evlere bacadan girerek çocuklara hediyeler bıraktığı için çocuk muhayyelesinde hoş bir yeri olan Noel baba, Antalya'nın eski adı Myra olan demre ilçesinde 4. yüzyılda yaşamış bir Hristiyan azizi olan Piskopos Nikoladır.


25 Aralık öğleden sonrası hazırlanan Noel yemeği yaygın olarak kızarmış hindi ve sosis ve tatlıdan oluşur. Hindi kızartma zaman içinde yılın son gecesi için pişirilir olmuştur. Burada bir parantez açarak hindinin İngilizce isminin turkey olduğunu ve bu temel üzere anlatılan hikayelere bir göz atmanızı öneririm.


Noel ve yılbaşı kutlamalarının bir de çok büyük bir ekonomik rant vesilesi olduğunu ve hristiyan din adamlarının maddi tarafın dini yönün önüne geçmesinden endişe duymakta olduklarını eklemek isterim.


Hasılı kelam, görüldüğü gibi senenin son ayının, son günlerinde sıkça duyduğumuz şahsiyetler ,yapılan hazırlıklar, süsleyip bezemeler ve hatta pişirilen yiyecekler bir kap suyun içinde” ta’mid”olanlar- vaftiz edilenler için anlamlı dini ritüeller.


Sadece eski seneye veda edip,yenisini karşılıyoruz , atalarımız da kutlardı gibi söylemler ile yapılan her ne var ise hepsi birden dinimizde,aidiyetimizin kültüründe yoktur.


Yılın son günleri vesilesi ile bir kere daha hatırlamak ve hatırlatmak isterim ki, insan kendini nereye ait hissediyorsa aidiyet hissettiği topluluğun halleri ile hallenir. Onlara benzer,onları çoğaltır.

Onlar ile haşrolur. -2-


İmanın altı şartına inanan insanlar,yeryüzünde mazisi çok ötelere dayanan çeşitli topluluklara ait ne kadar sayfa varsa açılmış, o sayfaları kapatmış ,her birini hükümsüz kılmış, kıyamete kadar sürecek bir dinin mensubudurlar.

Davranışları aidiyetlerini anlatır.





1-) “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurmuştur. (Buharî, edeb, 96; Müslim, el-Birr ve’s-sıla, 165)


2-) “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli edinmeyin, onlar birbirinin velisidirler. İçinizden kim onları veli edinirse o da onlardandır.” (Mâide, 51)

” Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa o da onlardandır” (Ebu Davud, Libas, 5)

136 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page