top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Hayat yalan,ölüm gerçek.


Hayatın üstü altına öyle çabuk evriliyor ki yürüdüğün yol ne zaman değişmiş anlayamıyor taştan taşa adım atan yolcu. Bir de bakmış tersine dönmüş, tersinden bakıyor dünyaya.

Mekan aynı mekan. Boyut değişmiş. Görünen ile görünmeyen yer değiştirmiş. Görünmeyen görünen olmuş oradan başka diyarlara yol açılmış. Burada ayrılırken orada kavuşulmuş.

Görünen ve görünmeyenin bir döngü olduğu, birbirine açılan kapılarının varlığı bunu idrak edenin zihninde hayatı anlamlı kılar.

Herşeyin zıddı ile bilindiği bu alemde hayatın zıddı ölümdür. Hayat denilen uykuda -1- geçirilen geçirilen zamanın uzunluğu,kısalığı değildir önemli olan. Verimli olmak önemlidir. Akîl olan için uyanıklık dönemi için yaptığı hazırlığıdır.

Buradaki sınavı her bitmiş görünen geride bıraktıkları ile anılır. Bıraktığı hayat ismi yazılı bir sınav kağıdı gibi değerlendirilir .

Ebedi hayat için yapılabilecek en büyük hazırlıklardan biri de kişiliğinin törpüleyip yontarak nefs-i mutmainne vasıflarına sahip hale getirmeye çalışmaktır.


Bu sayede Fecr süresi 28. Ayet-i kerimede buyrulduğu gibi,

اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ

İrci’î ilâ rabbiki râdiyeten merdiyye(ten)

O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!


Emri mucibince karşılıklı razı olarak,kazananlar için hazırlanan cennetine girebilsin.

Bu yolda ibadeti kadar ahlakı da önemlidir. Peygamberimiz efendimiz o güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiğini buyurmuştur. -2-Güzel ahlak sahibini cennete koyar.

Sahibini cennet ehli kalacak güzel huylara örnek verecek olursak,

Güzel ahlakın ilk ve önemli unsuru iman ve tevhittir. Adalet her hak sahibine hakkını teslim etmek olarak ifade edilir. Bu da en başta yaradanın hakkını varlığına ve birliğine iman etmeyi gerektirir.

İman ve tevhid Allah’a inanmak,ortak koşmamak ve hz Muhammed’in Allah’ın kulu ve resulü olduğunu kabul etmektir. İman olmayınca, ne kadar nazik ve kibar olursa olsun,insanlarla ne kadar iyi ilişkiler kurarsa kursun hükmü yoktur, cennete açılan kapılar kapalıdır.

Akabinde Allah için sevmek, Allah için buğz etmek gelir.

Yaptığı her işi Allahın rızasını kazanmak için yapmak, muhtaç olanları koruyup kollamak, kısaca Kur’an ahlakı ile ahlaklanmak demektir.

Kur’an ahlakı ile ahlaklanan insan ,

Başka insanları duyduklarında hoşlanmayacakları vasıfları ile anmaz,yanında anılmasına müsaade etmez ,yalan söylemez ,başkasının hakkına tecavüz etmez, övünmez,yaptığı hayrı ve ibadeti gizli tutar zira bilir ki,


“Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme. Çünkü sen asla arzı (yer küreyi) yaramazsın. Ve boyca da dağlara erişemezsin.”(İsra, 17/37) buyrulmuştur.


Tevekkül ehlidir,sakin ve huzurludur. Affedici ve tahammül ehlidir.

Bu misalleri çoğaltmak,detaylandırmak mümkün.

Benim annem bir Kuban bayramı sabahı,babası bayram namazında iken başlayan hayatını iman ve tevhid inancı üzere bitirdi. Allah diye,hu diye nefes verdi. Üç derin nefes ve uyur gibi bir geçiş. Hayran olunacak bir güzellik ve kitaplarda anlatılan Hüsn-ü hatime ile sonlanan bir ömür. Bu ömre kaç umre kaç hac sığdı saymadım. Bir kaç günde bir hatim indirecek,elinden tesbihi düşmeyecek kadar abid bir hanımefendiydi. Bir vefat haberi aldığında bağışlayacak hatimleri,okunmuş on binlerce ihlas suresi hazır olurdu.

Namazlarını ilk vaktinde, müezzin minareden inmeden kılması ile meşhurdu. Abidliğinin yanında bütün bu yukarda saydığım güzel ahlak özelliklerine ve daha fazlasına sahipti.

Sabır ve tevekkül en büyük özelliklerindendi. Bir sene sekiz ay süren hastahane sürecinde bir hasta olarak da ,doktorlar ,hemşireler ve personeller tarafından da güzel ahlakı ile yad edilecektir. Mahremiyetine azami dikkati ile de bilinirdi. Ben de son nefesine kadar buna azami gayret gösterdim.

Dedikodu etmez,yanında edilmesine müsaade etmez.Hoşlanmadığı bir hal ile karşılaşırsa susar. Çokça affeder, kusur ve kabahatleri ortaya dökmez. Yakın ve uzak çevresinde korunup kollanacakları korur ve bunu olabildiğince gizli yapardı.

Asla kendine benlik vermez,ben,biz diye başlayan konuşmalar yapmaz,övünmez,övülmesine fırsat vermezdi. Çok iyi bildiği konularda dahi bir bilene sormayı tercih ederdi. Ayırıcı değil birleştirici, yıkıcı deği yapıcı idi.

Annem kendisine nimet olarak verilen ailevi özelliklerin yanısıra , nefsini terbiye etmiş ,burada saydığım,sayamadığım üstün ahlak örneklerini şahsında toplamış bir evliya meşrep asil,zarif ve kibar müstesna bir şahsiyetti.

Henüz aklımın,gönlümün rıza gösterdiği bu ayrılığa bedenim uyum göstermiyor. Hala saatler anneme göre ayarlı. Bu sebeple saydığım vasıfları annemin hayatından örnekleri ile açmak ilerleyen zamanlara.

Biiznillah.

Ölüm bir bitiş değil bir başka aleme doğuştur. Buna inancım tamdır. Üzüntüm ayrılığın,hasretin varlığındandır. Bundan sonra uykudan uyanan sevdiklerimize en büyük hediye nesilleri olarak onlara sadaka-ı cariye olmaktır.

Nihayetinde üstadın güzel mısraları ile ifade ettiği gibi,


“Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber.

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?”



1-)”İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar." (bk. Aclunî, Keşfu'l-hafa, 2/312)

2-) “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (bk. Muvatta, Husnü'l Halk, 8; Müsned, 2/381)


265 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

İstanbul.

bottom of page