top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

“Gelsin hayat bildiği gibi, elinde ne varsa hayata dair. “

Günlük değişimler yaşıyoruz mevsimler arasında. Dün kıştı,bütün bahar. Dağların başındaki karlar olmazsa insan inanmakta güçlük çekiyor dünün kış olduğuna.

Güneş perdelenmediğinde yüklü bulutlar ardında ta derinine işliyor kalplerin. Isıtıyor,ışıtıyor,onarıyor.

Bütün kızgınlıklar,kırgınlıklar küçülüp yok oluyor .En uzunu bahara kadar süren.

Güneş tan yerinden yükselmeye başladığında ,karanlıkların hükmünün kalmadığı gibi. Yoğun bir bağışlama duygusu hakim oluyor kendine,hayata,insanlara.

Bir ben değilim kanatlanan. Canlanan. Toprak,ağaçlar,kuşlar. Belki bir kaç gün sonra ,belki yarın. Yeniden kışa döndüğünde mevsim doğası gereği, bugünün güneşine aldanıp tomurcuklanan ağaçlar gibi yalancı da olsa bir dolu umut yükleniyor geleceğe. Huzur ve mutluluk pompalanıyor sanki herşeye.

Mutluluk TDK ya göre bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu. Sahip olmak isteği herhangi bir şeye sahip olduğunda hissettiği duygu durumu olarak da ifade edilebilir. Bunun gibi pek çok tarifini yapar kendine göre her İnsan.

Bence mutluluk gönül huzuru demek. İsteklerim olduğunda değil,kendimden memnun olduğumda,içimdeki ile aynı dili konuştuğumda mutluyum,

Benim gibi,içindeki iyiliği emreden ile uyum içinde olduğu sürece mutludur pek çok insan. Aksi durumda insan hayalinden geçirdiği eline gelse bile huzursuz ve mutsuz.

Örneklerini görüp duyuyoruz. Hayatlarındaki bolluk ile ters orantılı dipte yaşayanların hikayelerini izliyoruz ibretle. Düştükleri kuyulardan çıkamayıp boğuluyorlar.

İçlerindeki savaşta yanlış safta yer alıp kaybediyorlar çünkü.

Hasılı kelam, hakim duygu mutluluk olur saf değiştirip iyiliğin yanında yer aldığında. Hırslar kanaate ,öfke hoşgörüye,olumsuz bakışlar olumluya döner.

“Güzel bakan güzel görür. Güzel gören de hayattan lezzet alır.”

Mevlana’nın dediği gibi,

“Mutluyum!.. Çünkü yol yakınken dönüşlerim var… Huzuruma şaşırmayın!.. Çünkü yarı yolda duranlardan, koşar adım gitmişliğim var… Kızmayın aşktan caymışlığıma,Benim karşıdan tanımama gibi bir özrüm var… Gelsin hayat bildiği gibi, elinde ne varsa hayata dair. Ötesi hiç bir şey ya da vesair... Gerisi misafir!”

346 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

コメント


bottom of page