top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Sezai Karakoç’un ardından…

Güncelleme tarihi: 12 Şub 2022


Şiir,kelimelerle çizilen,ahenkli tınıların eşlik ettiği bir resim.Şair de o resmî,kelimeleri birer nota gibi kullanarak,yaptığı beste eşliğinde insan muhayyelesinde oluşturabilen sanatkardır. Öyle düşünürüm.

Yazanın bir derdi,bir sevdası olmalı ki,”dert adamı söyletir” misali o dert ile muhatabının duyularına hitap edecek tablolar yapabilsin.

Aktarmak istediğini hissettirerek yaşatmak için derinlerde kaynayan deryanın taşması lazım. Yoksa kelimeleri her güzel sıralayan bir sinerji oluşturamıyor okuyucusu ile.

Dün sürgünü nihayet bulup da bugün yola düşen,

“Şiir yazan,kendi gibi olmalı,kendi kendineyetmeli,kendinden memnun olmalı”der.

Olmalı ki, kelimeleri, vermek istediklerini yüklenerek uçuşup ulaşsın bir diğerinin gönlüne.

Gönül teli titresin, gönülden gönüle yayılsın,aynı dert ile dertlenenler aynı dili konuşsun.

Sezai Karakoç derdini anlatabildi ki onunla birlikte en sevgiliye seslendi,uzatma dünya sürgümü diye yakarabildi ömrünü verdiği derdi ile dertlenenler.

Ölüm (leyla ile mecnun ) şiirinde yazdığı gibi,ölüm

“Sonbahar değil ilkbahardır. Ölümden sonra ölümsüz hayat vardır.”

Ölümsüz hayata giden yolculuğun ilk zamanları , sağ tarafından pencere açılıncaya kadar zordur derler .

Rabbimiz kolaylaştırsın.

İnna lillah ve inna ileyhi raciun.

36 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page