top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Ey gönüllerin sürûru Ramazan. Hoşgeldin.

Hızlıca dönen bir çarkın içinde gibiydi hayat. Birbirine ekleyerek günleri,saatleri kovalarken, birden durdu dönen ne varsa.

Arabalar,uçaklar,gemiler durdu,insanlar durdu,bekledi.

Ve derin bir nefes almaya başladı bu kendini bilmez koşturmacadan bîzar olan ne varsa. Toprak,su,hava...

Yeryüzü nekahat dönemi yaşayan hasta gibi,onarıyor yıpranmış, kirlenmiş,bulanmış yerlerini.

Tünelin ucunda ışık göründü diyorlar ama bu durup bekleyiş sürecinde ,her devlet kendi sınavını veriyor.

Biz devlet olarak güçlü,becerikli,uyanık,koruyucu,halkına sevgi dolu, şefkatli ve anlayışlı yönetimin toplayıcı,birleştirici,sağaltımcı idaresi ile televizyonlarda izlediğimiz bir zamanların popüler devletlerinin düştükleri halleri üzülerek izliyoruz.

Yine de ,bu bazen ümitli,bazen bezgin bekleyiş içinde zorlandı ve yıprandı insanın iç alemi. İyi haberleri,kötülerin üzerine örterek devam etti. Çok kıymetli değerli günler,gündemin yoğunluğu içinde geçip gitti.

Neticede,iki ay boyunca “Receb’i ve Şabanı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur “diye niyaz ettiğimiz gün bugün.

Ramazan’a kavuştuk.

Buruk, koyu gölgeli,hasret dolu da olsa gönüllerimiz,başı rahmet, ortası mağfiret ve inşaallah sonu da cehennemden kurtuluş olan kutlu zamanın heyacanı ile dopdolu.

Hasar görmüş iç alemlerimizi tamir edip yeniliyecek ümidi içindeyiz.

“Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.”

Abdullah İbnu Amr İbni'l As ra.nakledilen bu hadis-i Şerif e göre bu günler dua günleridir. Ödülü peşin verilen muazzam günler.

Hani teşbihte hata olmaz ya masallarda,masalın kahramanına verilen üç dilek hakkı gibi. Oruç tuttuğu her güne bir makbul dua...

Şartları var ama zira Ramazan,öfkeye,nefsin isteklerine sabretme,ibadet ve taatlerde sebat etme,vaadedilen cennet olduğu için de mükafat ve müjde zamanı.

Ramazan,Kuran’ı Kerim de emredilenlerin, hadislerde tavsiye edilenlerin yalnızca bir diğer müslümana değil bize de söylendiğinin farkına varma mevsimi.

Diğer insanları, sadece hayr dua etmek için hatırlayıp,sair zamanlarda önüne,kendi gönlüne bakma zamanı.

Nazargâh-ı ilahi olan sırça köşkü, O’ndan gayrısından temizleme,süsleyip bezeme demi,bu dem.

Mânevî anlamda sağlıklı bir kalb, tıpkı sürekli dönerek,etrafını tarayan bir radar gibi,kendine huzur verecek olan Allah rızası olan işleri arar durur. Her işinde rotası bellidir.

Bu sebeple,Allah’a ve ahiret gününe inanan insanlar,kendi gönüllerine odaklanmanın,iyilik yapabilmenin ,rabbin rızası yolunda sabr ve sebat etmenin yaşadığımız günlerde,mevcut şartlara göre uygulanabilen versiyonlarını bulup rabbimizin rızasını kazanma çabasında olacaklar.

Evlerde bir oruçluya,oruç açtıramıyorsa,yemek veren kuruluşlara yardım edecek, camilere gidemiyorsa,evler çoluk çocuk teravih namazı kılınan mescitler olacak.

Okula gidilemediğinde evde devam eden eğitim gibi,mukabeleler,okuyup öğrenmeler de ekran aracılığı ile devam edecek.

Ramazanın bereketi gün içindeki meşguliyetlere de yansıyacak.

Böylece evler birer mescit,eğitim yuvası,eğlenceli birer oyun bahçesi olacak.

Ve inş içlerindeki,zayıf ve güçsüzler hürmetine bu iklimde birleşmiş dualar rahmeti ilahiyi indirecek yeryüzüne.

Bu moladan sonra hiçbir şey aynı olmayacak diyorlar ya,umuyorum ki bu mevsimin sonunda insanların ruhları ve bedenleri gibi dünya da maddi-manevi arınıp temizlenmiş ve şifa bulmuş olacak.

Nihayetinde,dünya tarihinin görülmemiş hallerine,olaylarına ,yaşanmamış duygularına tanıklık ettiğimiz şu günlerde gönlümüze manevi güç katmak üzere hoş geldi Ramazan.

35 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Akıl ve gönül.

Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu. N.F.K. Akıl ve gönül. Akla sığan gönüle sığmadı mı olmaz. Zira bu beden ikliminde danışmamız gereken son mercii gönüldür.

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page