top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Ekşi maya...

Günümüz insanın sağlığı ile ilgili yaşadığı büyük sıkıntılardan biri de buğday gibi, çokça yediklerimizin büyük kısmının genetik yapısının değişmiş olması. Ayrıca ekmeğimizin içine eklenen katkı maddelerinin sağlığımıza olumsuz etkisi sürekli gündemimizde.

Bu sebeple konunun insan sağlığı açısından önemine binaen sağlığına özen gösterenler en eski,gen yapısı değişmemiş tohum olan siyez buğdayı tarımına,onu hiç ilaçsız,olabildiğince yetiştirmeye gayret ediyorlar.

Siyez buğdayı 14 kromozomla dünyanın ilk buğdayı ,yani günümüz

buğday türlerinin atası. Günümüzde kullanılan buğdayın kromozom sayısı 48.

İyi bir ekmek için ilk önce iyi bir maya gerekiyor. İlk aşamadan itibaren mayayı kendi yetiştirmeyi,başkasından maya almaya tercih ediyorlar.

Bir hanım olarak hamur işleri konusunda başarılı olanlardan olamadım. Bugüne kadar ilgi alanımın dışında olan un,hamur, maya işleri ile sağlıklı beslenme adına gündemimde bu aralar.

Uzaklardan, taa Amerika’dan bir kaç arkadaşla güzel bir gerçek ekmeğin sağlıklı sırrı olan mayayı ,kendi ekşi mayamızı oluşturmaya çalışıyoruz bir zamandır.

Gurbete yolu düşmüşler iyi bilir. Yurtdışında en çok hasreti çekilen yiyeceklerden biridir ekmek. Bizim ekmeğimiz gibi ekmek bulmak zordur. Arkadaşların bir kısmı uzun zamandır bu hasreti kendi mayaları ile kendi ekmeklerini yaparak gidermişler. 100 senelik maya kullanan bile var içlerinde. Onlar öğretmenlik yapıyorlar kıtalar ötesinden.

Mayaların isimleri de var. Benimkinin ismini “mebşure “koydum.Söylenişini sevdim ama manası da güzel. Ay gibi güzel yüzlü demek.

Her gün belli bir miktar un ve su ile besleniyor. Üç günde bir de yarı yarıya eksiltiliyor. 11. günde ekmek yapabilecek kıvama gelmesi lazımdı. Ama mebşure güzel bir koku ve bir kaç kabarcık ile sakince duruyor hala. Biraz daha zamanı var gözüküyor köpürüp ,taşabilmesi için.

Ailenin bir ferdi gözü ile bakılıyor mayaya bu işe gönül verenler tarafından.Canlı bir organizma çünkü. Nefes alıyor,acıkıyor,besleniyor ve çoğalıyor. Çok uzun yıllar yaşayabiliyor.

Tıpkı bitkiler gibi mayanız ile de konuşun,sevginizi söyleyin ona diye tavsiye ediyorlar.

Eski zamanlarda bir yerden,diğerine göçen İnsanların mayalarını hassasiyet ile koruyup kolladıkları hatta bazı durumlarda uyurken yanlarına aldıkları anlatılıyor.

Faydalarına gelince,özetlersek,

-Hazır mayalardan farklı olarak ekşi maya hiç bitmez. Azalınca içine un ve su ilavesi ile maya hazır.

-Ekşi mayadaki yararlı bakteriler candida albicans zararlı bakterisini baskı altına alır, oysa endüstriyel maya candidanun çoğalmasını sağlayan bir organizmadır.

-Ekşi mayalı ekmek geç bayatlar. Lezzetlidir.

-İçindeki bol çeşitli bakteri ve mantarlar lezzeti arttırır. Zaman geçtikçe daha uzun süre taze kalır.

-Ekşi mayalı ekmeğin sindirimi kolaydır.

-Ekşi mayalı ekmeklerin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerini hızla yükseltmez uzun süre tok tutar.

-Besleyicidir B vitamininden zengindir.

-Ekşi mayalı ekmek tüketmek vücutdaki B12 vitaminini arttırır.

-Ekşi maya ekmekte oluşan beta glukan’ın pişirilirken parçalanmasını engeller. Beta Glukan ise, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanseri önlemede yardımcıdır.

Maya alerjileri olanlar bile güvenle tüketebilir.

-Ekşi maya alerji yapmaz.

-İçine ne koyulduğu bellidir.

Ne yerseniz o’sunuz diyorlar ya uzmanlar,asıl özelliklerini kaybetmiş,bir sürü katkı maddeleri le bezenmiş sahte ve bozuk gıda ile beslendiği için mi bazı Ademoğlu ile havva kızının bugünkü insanlığa sığmaz halleri.?

84 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page