top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Florürden çıktık yola…

Güncelleme tarihi: 18 Haz 2022


-1-

Kıymetini bilmediğimiz iki şeyden biri sıhhat. Şimdilerde gözümüz,kulağımız,gönlümüz her an şuurlu birer şahit kıymetine.

Sağlık elden gittiğinde şifa için sebepler var elbet. Rabbimiz şifa dilediğinde vesile de eder insanları,ilaçları.

Önemli olan sağlık bozulmadan elden geldiği kadar onu korumaya özen göstermek. Koruyucu hekimlik konu ile ilgileniyor. Kişisel bazda yapılacaklar en önemlisi.

Bu çerçevede ben florür konusunda dikkat ediyorum. Diş macunu seçerken florürsüz olanları tercih ediyorum. Çok zaman da sadece Hindistan cevizi yağı kullanıyorum diş temizliği için.

Zira florür mikrop öldürücü ve koruyucu özelliklerinin yanında beyne zarar veren IQ seviyesini düşüren,doz aşımında ise ölüme bile neden olabilecek toksik bir element.

Ağrı şikayeti ile gittiğim diş doktoru da benim bu hassasiyetime özen göstererek beni duygulandırdı. Aşırı diş sıkmaktan kaynaklanan diş minelerindeki çatlakları alternatif florürsüz bir malzeme ile tedavi etmeye çalıştı.

Florür bu sebeple bu günlerde tekrar gündemimde. Sizlerle de paylaşmak istedim.

Florür doğal olarak yediğimiz bazı sebzelerde var. Sularımıza ise özellikle ekleniyor eser miktarda.

Diş macunlarına ise geçtiğimiz yüzyılın başlarında eklenmeye başlanmış. Bol reklam kampanyaları ile desteklenerek. Bebek mamaları, hazır çorbalar, tavuk bulyonlar,gazlı içecekler, hazır meyve suları ve sigara da eklendiği diğer ürünlerden bazıları.

Biz florürü baş tacı yaparken israil okullarda çocuklara düşük miktarda günlük manna(ormus) denilen beyni,epifiz bezini ve genel sağlığı destekleyen bir madde vermekte.

Kısaca manna hakkında da bir iki cümle yazayım. Manna,kilise latincesinde "hayat veren özel ekmek", "tanrı yiyeceği" ya da "kudret helvası" demek. Kuran-ı Kerim’de de kudret helvası olarak geçiyor.

Hz Musa ve halkına Sina çölünü geçerken verildiği söylenir. Formülü gizli. Sadece üst kademede görev alanlar ,ve mason localarında 33.dereceye ulaşan kişiler tarafından 40 günlük özel bir diyetten sonra kullanılır.

Manna hammaddesi altın olan bazı işlemlerden geçen sıvı halde bi maddedir dil altından emilim yaptırarak kullanılır.Orjinali ülkemizde 10.000 tl'den başlarken ingiltereden 30$'a sertifikalı ürün meşhur satış sitelerinde satılmakta.

Gün bitmeden yediklerimize,içtiklerimiz,kullandıklarımıza dikkat etmemiz konusunda hatırlatma amaçlı yazdıklarımı paylaşmak istiyorum.

Konu ile alakalı yazmaya devam edeceğim…


-2-


Geçen hafta hakkında yazmaya başladığım, bu hafta ve sonrasında devam etmeyi düşündüğüm konu hakkında asıl yazma sebebim, başka ülkelerin insanları geleceklerinin umudu çocuklarını kendi kültürlerine has özel gıdalarla besliyorlar konusuna dikkat çekmekti.

Konu biraz istediğim mecradan kaydı.

Bu hafta “manna” olarak isimlendirilen,çok eski zamanlardan bu yana özellikle antik mısır uygarlıklarında bilinen madde hakkında yaptığım okumalara dayanarak özet bilgi vereyim. Manna, altının bir çok kimyasal işlemlerden geçirilierek bembeyaz toz haline getirilerek, tek atoma düşürülmüş hali. Fizik kanunları ile açıklanamayan davranışları var. Isıtıldığında büyük kısmı ışığa dönüşerek kayboluyor,soğuyunca geri geliyor. İçinde bulunduğu kabı etkiliyor.

Formülü gizli. Az sayıda özel kişi tarafından bilinip ,sır gibi saklanıyor. Altın,su ve tuz var içeriğinde. Bir otun ezilerek altın üzerine serpildiğinde,altını toz haline getirdiğini de okudum. Otun ismi de gizli tabii.

İmali için ileri kimya ve simya bilgisi gerekiyor ve yapımı uzun sürüyor.

Çok az miktarlarda ağızda bekletilerek içiliyor ,az ve devamlı alındığında, pek çok hastalığı iyileştirdiği,beyni güçlendirip hızlandırdığı, telomer hücrelerini uzattığı, yeni hücre oluşumunu artırdığı anlatılıyor. Bazı ülkelerde kanser vakalarının çok az görülmesini de manna’ya bağlıyorlar.

Fazla kullanıldığında beyni ve epifizi başka boyutlar ile iletişime açar. Tehlikeli sonuçları olur diye yazıyorlar.

Kullanım maksadı, uzun,sağlıklı ve farklı boyutlara açılan yaşam . Derler ki firavunlar kullanır,hatta piramitlerin yapım amacı manna üretmektir.

Bir de kendi nesilleri ve toplumları içen faydalı gördüklerini halkına sunan İsrail örneğinde bahsi geçen “ormus”var. Manna ile yapılışı,içerikleri ve etkileri farklı. Daha elde edilebilir,daha yaygın kullanım alanına sahip.

Ormus, içerisinde radyum, altın, gümüş, plâtin, magnezyum oksit bulunan bir nevi kokteyl. Zihni çok açtığı,beyin kapasitesini artırdığı söyleniyor.

Hz Musa peygamber ve halkına çölde besin olan “manna” ya gelince çoğu müfessirin tefsir ettiği gibi gökten yağar. Halen de güneydoğu illerimizde ve komşu ülkelerde bazı zamanlarda bazı ağaçların yapraklarına yağdığı anlatılıyor . Kudret helvası-gezo-şıra diye isimleri var .

Bahsedilen kudret helvasından ,komşu bir ülkeden gelirken bize de bir dost getirmişti. Yılın belli zamanlarında ağaçların yapraklarına yağar demişti. O zaman konu hakkında çok bilgi sahibi değildim. Yedik ama yağdığına inanmadık. Tek tek kağıtlara sarılmış şekilsiz kirli beyazdı. Yumuşak veya sert değildi.

Çok lezzetliydi.

Uzun ve sağlıklı bir yaşam matlub olunan bir nimet. Allah’ın kuluna emaneti bedeni de üstün kapasite ile kullanmak önemli. Bunun için ne ile beslendiğimize ve davranışlarımıza dikkat etmemiz gerekiyor.

Bizim davranışlarımızı kendisine göre ayarladığımız iki sağlam rehberimiz var. Kuran ve sünnet.

Bu bilgilere bu iki kaynaktan dayanak bulabilirmiyiz önümüzdeki günlerde biraz da ona bakalım.



-3-



Epifiz bezini aktive etmek,beyni güçlendirmek ,yüksek verim ile kullanmak önemli. Bu yüksek verimi yakalayabilen bir insanın öğrenme ve hafıza kapasitesi yükselebilir,ilmi ve sezgisi gelişebilir, daha sağlıklı ve mutlu olma kapasitesi artabilir ve bunu diğer insanlara da yansıtabilir. Bir müslüman için bunun önemi üzerinde düşünmek gerek.

Bunun için günümüzde de bazı toplumlar epifizi kuvvetlendirmek amaçlı uğraşıyorlar. Bitkisel ve kimyevi maddeleri bir takım özel ritüeller ile kullanılıyorlar. Amaçları doğrultusunda yol alıyorlar.

Maksat diğer insanlardan farklı ve üstün olmak.

Yazar Mustafa Kutlu’nun bir tabiri var. “Amentüye inanan insanlar” Bu tabiri seviyorum. Amentüye inanan insanın attığı her adımda hedefi belli.

Rızalullah çizgisinde yürürken olabildiğince kendine ve diğerlerine olabildiğinde faydalı olabilmek.

Kapasitesini üst seviyede kullanmak bunun için önemli.

Kuran-ı Kerim’de İsra 79. -Şuara 219.Ayetler gece namazını ve secdeyi, Müzemmil 20. Ayet Kuran-ı Kerim okumayı ,hastaları da vurgulayarak teşvik ediyor.

Malum epifizin en aktif olduğu zaman teeccüd namazının vakti.

Kuran-ı Kerim okuma ve zikir konusuna da

Nörobilimci Muhammed Ghilan, Kur'an-ı Kerim'i öğrenirken, dinleme ve telaffuza dikkat etmek bellek konsolidasyon merkezi olan temporal lobu doğrudan uyarıyor. Temporal Lob, beynimizin kulaklara yakın tarafında bulunan bölümüdür. Beynimizdeki bu bölüm konuşma merkezidir. insan yüzlerini yine bu beyin bölümü vesilesi ile hatırlarız. ” Diyerek Kuran-ı Kerim okumanın faydalarının bir kısmına değinmiş.


Peygamberimiz efendimizin hayatında uyguladığı ve yapılmasını tavsiye ettiği davranışlar adı geçmeden bünyemize,dimağımıza,epifizimize etki ederek fayda veriyor olabilir mi diye bakıldığında da misvak kullanma ve sürme çekme dikkat çekiyor. Peygamberimizin aksatmadan kullandığı bu iki nesnenin insana diş temizliği ve gözü boyamasının ötesinde faydaları olsa gerek.

Araştırdığımda misvak ve sürme konusunda,sorulara cevap niteliğinde bilimsel bir araştırmaya rastlamadım.

Misvak konusunda, Sünnet-i seniyenin terki zaferi te’hîr edebileceği gibi, sünnet-i seniyeye ittibanın derhal zaferi getirebileceğine örnek olarak verilen,hz Ömer zamanından nakledilen bir vakıayı buraya örnek olarak almak isterim. -1-


Peygamberimizin günlük yaşamında uyguladığı pek çok davranışın epifize etkisi olduğunu düşünebiliriz. Bunların bir kısmı bugünkü bilimsel çalışmalar ile desteklenmekte. Mesela sağ tarafına elini yanağının altına koyarak yatması.

Bu konuda ABD'de bulunan Stony Brook Üniversitesi'nde uyuma şekli üzerine yapılan araştırmalar "yan yatarak uyumanın" beynin temizlenmesini sağladığını göstermiş.

“Yan yatma pozisyonunun, sırt üstü veya yüz üstü uyuma şekline göre daha fazla lenf sistemine yardımcı olduğu, bunun da beyinde istenmeyenlerin kimyasalların birikmesine engel olarak Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini azalttığı belirtildi.

Sağ tarafa yatılması durumunda, sağ burun deliği tıkanır, sol burun deliği açılır. Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarım küresinin aktivitesi artar. “ -2-


Efendimiz kızını,torunlarını iki kaşlarının arasından öpermiş. Babam da çocuklarını,torunlarını iki kaşlarının arasından öperdi. Derler ki , çocukları alnından sevgiyle öpmek epifiz bezini uyarmanın en etkili yoludur.

“Alının tam ortası kişinin zihin ,odaklanma makamıdır. Alından öpmek karşıdaki kişinin özgüvenini yerine getirir. Hissedilen bu güven ve huzur; melatonin hormonun salgılandığın göstergesidir.

Evlatlara alınlarından öperek verilen iyi geceler temennisinin tahminimizin üzerinde menafii vardır. Bu faydalar çok insanın fark edeceğinden çok daha fazla, derin ifadeler içerir. Kişinin ruhunu öpmek gibi bir şeydir…”

Kısaca sıralarsak

-Uykusu verimli olur.

-Sözünüzü dinler.

-Başarılı olur.

-Basireti açılır,akli melekeleri açılır.

-Hafıza güçlenir.

-Zihni arınık olur.

-Büyüme hormonu dengeli olur.

-Moral motivasyon tam , yetkin olur.

-Çocuğun benlik gelişimine katkı olur.

-Bilinç altı korkuları azalır.


Abdest alırken buruna su verildiğinde genize kadar çekmek, başa mesh etmek, güzel koku… ve daha nice Peygamberimizin ümmetine örnek teşkil eden,kendimize faydasını bilmediğimiz sünnetleri. Allahu allem herbirinin beyne,epifize faydası var.

Kuran-ı Kerim ve sünnete uygun yaşamak,nesilleri bu çizgide yetiştirmek çok önemli. Bu çizgide yol alındığında açılabilecek pencerelere kısaca bir bakıp geçmekteyiz. Her biri uzmanının himmetine muhtaç.



1- “Hazret-i Ömer (R.A.) devrinde İskenderiye muhasara edilmişti. Fakat bir türlü fetih müyesser olmayınca, Hazret-i Ömer’e (R.A.) hâli arz etmişler, o da tedkîkatının neticesinde, askerin misvak kullanmadıklarını öğrenmiş, askere misvak göndermiş. Akabinde de mısırlıların teslim olması ile zafer nasip olmuş. Asker misvak kullandıktan sonra hemen taarruza geçmiş. Mısırlılar da, mukavemet etmeden teslim olmuşlar.”http://sonpeygamber.im/8/2/hzomer-ra”



641 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Commentaires


bottom of page