top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Dünyanın en kısa hikayesi Karabağ’da yazıldı.

Güncelleme tarihi: 14 Kas 2020




Yağmur, bütün gece arada yağışa gök gürültüleri eşlik etse de çok güzel yağdı. Sert ve olağanüstü bir yağış beklentisinin aksine. Usul usul indi damlalar yeryüzüne.Yıkadı yaprakları,tozları temizledi. Susuzları suya kandırdı.

Şimdi gökyüzü ayna gibi. Mavisi kayıp. Günün dingin sessizliğini arada yapraklardan düşen damlaların sesi bozuyor.

Bazen bazı cümleler,kelimeler çarpar beni. Dün de Ermeni bir yaşlı hanımın,Azeri askerlere söylediği “evinize hoş geldiniz”cümlesi genişledi,büyüdü gün boyu satırlar uçuştu zihnimde. Sizlerle de paylaşayım istedim. “Evinize hoş geldiniz” diyerek ev sahibini karşılayan,ne çok şey anlattı bu cümlesiyle. Ne çok şey itiraf etti.

O tek cümle ile bütün dünyaya,yapılan zulmü ve haksızlığı hikaye etti. Üç kelimelik hikaye. Dünyanın en kısa hikayesi oldu böylece.

En kısa hikayesi dünyanın ,Ernest Hamingway’e ait. 6 kelime. "Satılık: Bebek ayakkabısı. Hiç giyilmedi."

Doğduktan hemen sonra ölen bir bebeği anlatıyor.

Bu üç kelimeden oluşan tek cümle onu geçti. Dünyanın en kısa,ancak çok şey anlatan hikayesi oldu. Üç kelimenin anlattığı hikaye yüzlerce ölüm,sayfalarca zulüm sığdırdı içine.

Anadolu’da Ermeni çetelerin mezalimini Kadir Mısıroğlu’nun kitaplarından okumuştum. Azerbaycan’daki mezalimlerini bu üç kelimenin anlattıkları içinde tekrar tekrar okumaktayım.

“Evinize hoş geldiniz” cümlesinin anlattığı hikayenin içinde, ellibin Azeri türkünün öldürülmesi var, defaatle o zamanki Rusya federasyonunun yasalarına aykırı şekilde Ermenilerin Azerbaycan topraklarını işgali var,Ermeni çetelerin korku ve dehşet oluşturarak şehirlerde Azeri halkı kaçırarak sayısal üstünlük kurma çabaları var,hileleri,desiseleri var dışardan destekli...

Hocalı katliamı var. Hamile,çoluk çocuk demeden yaptıkları işkenceler var,Ehmed ve Gumru, Ali ve Nino’nun hikayeleri var destansı sayfaları ile. Şeki’de,dağlık Karabağ’daki mezalimleri,işgalleri var. Yürek yangınlarının mısralara dökülmüş halleri,acının mersiyeleri var.

Cafer cebbarlının mersiyesi en bilinenlerinden.

....Gül zari – Vatan soldu

Millet hari – zar oldu

Hamı payimal oldu

Dur ey har olan Millet...

Kısaca gasp var, zulüm var,vahşet var dünden bugüne hiç değişmediği açıkça gözlenen.

Bugünlerde yine köylere saldırı,yine dışardan terör unsurları ile destekli,Tarihi tekerrür ettirme çabaları.

Aidiyet hissettiği mukaddeslerini korumak,iyiliği hakim kılmak,zulme karşı mazluma destek olmak için savaşır insan. Savaşmalıdır. Bir kötülük gördüğünde eli ile,dili ile müdahale etmeli olmuyorsa kalbinden buğz etmelidir zalime.

Bu hz Adem’den beri böyledir. İnsanın içinde bile sürer gider iyiliği emreden ile kötülüğe zorlayanın savaşı.

Eğer zalime karşı savaşılmaz,sınırlar korunmaz, iyiler ve mazlumlar desteklenmez ise yeryüzünü fesad kaplar. Kötülük hakim olur. “Kendilerine savaş açılan müminlere, savaşmaları için izin verildi. Çünkü onlar zulme maruz kaldılar. Allah onlara zafer vermeye elbette kadirdir”. -1-



derin acısından sonra sağ kalanlar Ruslar tarafından kadınlar, yaşlılar ve çocuklardan oluşan binlerce kişi ile birlikte esir alınarak çeşitli yerlere sürüldüler. Bunlardan Nargin denilen, Hazar denizi açıklarındaki cehennem adasında zalimlerin zulmü altında inleyenler ile alakalı olarak Azeri Türklerinin ileri gelenleri, “Arsa-i Kerbelâ” dedikleri adayla temasa geçti. İçlerinden Dr. Nerimanov, adayı ziyareti sonrasında “Gözyaşı Döktüren Cezire” adlı bir makale kaleme aldı. “İçler acısı duruma men ağladım... Men ağladım…” diyerek yazdığı Nargin faciasını gözler önüne seren makalesi bu zulme karşı güç oluşturdu. O zamanlar Azeri halkının can siperhane “Kardaş Kömeği”, “Türk Esirlerine Yardım Komitesi” ve “Bakü Müslüman Hayriye Cemiyetleri” gibi kuruluşlar aracılığı ile geniş kapsamlı unutulmaz destekleri gibi, Türk halkı her zaman olduğu gibi olanca gücü ile zalime ve zulme karşı direnişlerinde kardeş Azerbaycan’ın yanındadır.


“Evinize hoş geldiniz” cümlesinin anlattığı hikayeler bu kadar da değil şüphesiz. Daha derin araştırıp okumak mümkün merak edenlerce.

Ben üç kelimenin zihnimde açtığı küçük aralıktan görünenlerden ufak bir demet sundum. Nihayetinde bütün mazlumlar için duamız,

”Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin.“ -2-


1-) Hacc 39 2-) Fetih 3


70 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Comments


bottom of page