top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

“Buğday”

-Benliğimi öldürecek birini aradım.

-Buldun mu?

-Buldum.

Bu diyalog Semih Kaplanoğlu'nun gelecekte bilinmeyen bir ülkede geçen bozulmamış doğal tohumları arayan iki bilim insanının öyküsünü anlattığı

Buğday filminden.

Çok konuşuldu üzerinde biliyorsunuz. Vizyonda izleyemedim. Bayram hediyesi olan cd sinden ancak izleyebildim.

Küçücük eleştirsem de bazı yerlerini çok beğendim. Kuşlar uykudayken paylaşmak istedim.

Baştan sona semboller ile insanın kendi içindeki seyrini anlattı bana.

-Nefes mi, Buğday mı?” Diye başlayıp Yunus’dan aldı Taptuk Emre’ye doğru derinlere yol aldırdı.

- Herşeyin genetiği ile oynayıp bozan insanın,aslında insanı bozduğunu ve bu bozulmanın sonuçlarını serdi gözler önüne.

-Buğdayın karnındaki çizgi Elif oldu,kadınla erkeği, Adem’le Havva’yı, ruhla bedeni hem bölen/ayıran oldu hem birleştiren.

-Hızır as rehber oldu hz Musa’ya bilinmeyen zamanlardaki derinlere yolculuğunda.

-Dağların taşların taşıyamadığını yüklenen insanı,onu yolundan çevirmek için kılık değiştirip uğraşan sevimli küçük bir çocuk suretinde görünen içindeki hilekâr düşmanı izlettirdi.

-Açlığını yatıştırmak için karna taş bağlayan Rasulullah’ı hatırlattı.

- Rabbimizin “Levlake levlake lemâ halaktü’l-eflâk” ” (sen olmasaydın eflaki/alemi yaratmazdım) dediği efendimizin Nur’u mu M parçacığı dediği alemin hakikati olmalı diye düşündürdü.

-Filmin son sahnesinde İlginç bir görüntü var. Kadim bir Anadolu hikayesinin sembolleştirilmiş hali. Bir karınca yuvasının etrafına bir takım şekiller çizerek yuvadan buğday çıkarttırıyor yönetmen oyuncusuna. O hikâye ile bitireyim konuyu.

"Bir vakit köylerde kıtlık olduğunda insanlar tohumları bile yemek yapıp yemişler. Ekecek tohum kalmamış, ne yapacağız diye düşünürken, yaşlı bir zat karınca yuvalarındaki tohumları alın demiş. Sonrasında ise eklemiş: "ama yuvadan tohumu alacağınız yeri iyi bilmeniz lazım, yoksa yuvayı bozarsınız ve karıncalar telef olur…" Çünkü onların öyle bir sistemi var ki, karıncaların yaşadığı yer ayrı, ambar yaptıkları yer ayrı, yavrularını-yumurtalarını ve ölülerini koydukları yer ayrı. Yuvaya girip çıktıkları yerden yuvayı kazarsanız, bütün karıncaları telef edersiniz. Diyerek karıncaların yuva girişine göre buğdayları depoladıkları yeri bulmanın yolunu tarif etmiş. Doğu burası, batı burası, sırtını güneye ver vs. şeklinde. .O tarife göre bulunan buğdaylar kurtuluşa vesile olmuş.”

27 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Nasip…

Comments


bottom of page