top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Aralarına muhabbet gizlenmiş kağıt çiçekler.

Geçtiğimiz hafta sonu annemle Gülsüm Meryem’in muhabbeti üzerine düştü bu satırlar günlüğüme.

Bir baktık ki, Meryem annemin koltuğunun koluna yaslanmış ,annem ona dönük. Birbirlerine gülerek bakarak konuşuyorlar. Tabii ki fotoğraflarını paylaşmayacağım. Lakin görülesi bir güzellik büyükanne ile en küçük torun çocuğu arasındaki. Bütün mimiklerinden,göz göze bakışlarından okunuyor duyguları.

Bir insan sevince, o sevgi ne şekilde tezahür eder, nasıl yansır bakınca anlaşılabiliyor .

Onların fotoğrafını paylaşmayacağım ama ta okyanuslar aşıp gelen bir demet çiçek paylaşacağım ben de arasına tebrik,selam ve Allah için sevgimi koyarak.

Dünyanın bir ucunda derdimiz ile dertlenmiş bu kağıt çiçekleri deren eller . Ne yapsam da memnun etsem diye düşünmüş. Dolaşmış reyonlar arasında. Bir sürü çeşidi arasından seçmiş zarfta yer tutmayacak bu demeti ,sevgisini de koymuş içine bu kat kat çiçeklerin. Yanlızlık hissetmesinler diye bir kutu da macadamia nut lu çikolata eklemiş. Zira sevgiyi ifade etmenin bir yolu da yedirip içirmek.

Düşürmüş yollara. Denizler,dağlar,ülkeler aşmışlar kocaman bir yüreğin selamını yüklenmiş olarak çaldılar kapımızı.

Hiç beklemiyorduk ya,şaşırdık önce.

Bize mi dedik.

Bir yanlışlık olmasın.

Bizeymiş.

Aldık kabul ettik gözlerimiz,sözlerimiz,gönüllerimiz gülerek. Biz de açılan avuçlarımıza duygularımızı koyduk üfleyiverdik ondan yana. Kelebekler gibi uçup konuversin düşünen gönüle diye. Gecenin bir vakti dualarımız vesile olsun mutluluğuna.

Gıyabında.

Daha da makbul ve muteber olsun diye.

Seven,gözlerinden yayılan ışıkla,hallerinin yaydığı sıcaklıkla sevdiğinin umudunu besler,içindeki “hayal kırıklığı boşluğunu doldurur”.

Herhangi bir neden ile içine korku girdiğinde en ufak bi ses korkusunu büyütür ya insanın. Gönlü sevgi dolu olanın da çevresindeki herşey sevgi fısıldar kulağına. Sevgi anlatır. Bu bir dağ da ,cıvıldayan bir kuş da , ılık esen bir rüzgar da olabilir. Peygamberimizin Uhud dağına muhabbetinden biliriz.


“Uhud bir dağdır. Ama biz onu severiz, o bizi sever.”

Sevginin etken özelliği almak değil vermektir. Sevgisini verir her vesile ile, tercüman kılar çiçeği,yaprağı bazen kağıdı. Hepsi sevgi olarak geri döner. Alemde dönen sevgidir.

Sevginin üç boyutu,beş dili veya sevgisizliğin yedi alameti vb diye madde madde sıralarlar erbabı.

Sevginin yönelmesi gerekenleri efendimiz şu hadisi ile yukarıdan aşağıya sıralamıştır. -1-

Kişi,önce rabbini,ardından rabbini seveni sevecek,ondan sonra Rabbinin sevgisini kazandıracak haller ile hallenecek,sevdiği Rabbinin rızasını kazanmak ona diğer her şeyden kıymetli ve sevgili olacak.

Peygamberimizi sevecek. Allah için mümin kardeşini sevecek. Annesini sevecek…

Sevdiğine sevdiğini söyleyececek. -2-


Kemal sayar, iyilik eylem halinde sevgidir diyor “ Ruhun derin yaraları’ında”. Sevgi duygusu iyilik olarak görünüyor. İyilik kılığına bürünüp,gönüller dolaşıyor yapana sevgi olarak dönüyor. Bir bakılıyor ki bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı oluveriyor.

Seven,sevdiğine iyilikte bulunacak bu çıkarıma göre.

İyilik insanın en has sanatıdır diye anlatır bunu erenler. Yaptığın iyiliği sanat eseri gibi beze ve hemen unut, yapılanı ise unutma derler ki adabdandır.

“İnsanlara iyilik yaptınız mı uzaklaşın oradan, küçülmesinler yanınızda, size teşekkür etme ihtiyacı dahi duymasınlar.” Bilenlerin düsturudur.

“Hayat sermayesinin kârı iyiliktir" diyen Yusuf Has Hacib ise

”Eğer halkı idare edecek bir duruma gelirsen, sözle ve işle her vakit iyilik et.

Gençlik kaçar ve hayat uçar, bu rüya gibi dünyadan kendin çabuk göçersin.

Hayatı sermaye yap, bunun kârı iyiliktir;” Sözleri ile ifade eder. İyilik olarak görünen muhabbeti.


Başkaları hakkında iyilik dilemeye "hayırhahlık" denir. Bunun aksi, yani başkalarının kötülüğünü istemek ise "bedhahlık"tır. Yerine getiremese bile niyetine bir hayrhahlık alan yapmış gibidir. Aksi de öyledir.


Arapçada buğdaya burr denir. Manası boğazdan geçen iyiliktir. Beslediğimiz hayvanlar bile bu iyilikten pay alır bu manaya göre. Yedirip,içirmek iyiliktir.

El Berr -Birr yakınına çokça İyilik eden demektir. Çoğulu ebrar gelir. Aşağıya çoğunu yerine getirdiğinde yapanın ebrarlardan sayılabileceği kısa bir örnek iyilik listesi de ekledim.

Rabbimiz el-Berr isminin bir gereği olarak iyilik yapan kullarına on kat sevap¸ kötülük yapan kullarına da misliyle cezâ vereceğinden bahseder. -2-

Rabbimizin el Berr ismi insanda , “ saf iyilik” anlamına gelen birr olarak görünür. Yaradılıştan gelen,fıtri bir iyilik ifade eder.

İyilik,karşılık beklemeden yapıldığında iyiliktir. Bu sebeple iyilik yapan bu dünyada bir karşılık beklemez. Bilir ki yaptığı davranışın kendisi hem dünyalık,hem de ukbalık bir mükafaatttır.

İyiliğin karşılığı dünyada huzur ahirette cehennemden azad ve cenneti kazanmaktır.

Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)'e “Birr nedir?” diye sorulduğunda “birr”i şu âyeti ile tanımlar: -3-

Ayrıca konu ile alakalı hadisler de vardır. -4-

Kısaca bîrr ahlak güzelliğidir.

Bir nükteli kıssa ile bitirelim. Hissesi kendisine yapılan iyiliği tarumar edenlere düşer.

Bedevi çölde devesi ile yol alırken önüne bir kişi çıkar. Susuz kaldım. Ne olur bana içecek su verir misin der. Bedevi devesinden iner, yaya olan insana su verir; su isteyen suyu içtikten sonra, suyu verene bir tekme vurur onu yere düşürür ve atlar devesine kaçmaya başlar. Suyu veren kişi devesini kaçıran insana arkadan şöyle seslenir: “Hey Yolcu! Deveyi al git ama; senden bir ricam ver. Sakın bu olayı kimseye anlatma.” Bu seslenişi tuhaf bulan deveyi kaçıran yolcu sebebini sorar. Devenin esas sahibi; “Eğer bunu başkalarına anlatırsan bu her yerde duyulur ve insanlar bir daha çölde susuz kalmış birini gördüklerinde ona asla yardım etmezler, bir yudum su dahi vermezler” der.





1-) -Ebu’d-Derdâ’dan (r.a.) nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Davut Peygamber şöyle dua ederdi: Allah’ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah’ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle.” (Tirmizî, Deavât, 72)

-“Îmânın esası ve en kuvvetli alâmeti, hubb-i fillâh, buğd-i fillâh, yani Allah için sevgi, Allah için buğzdur.” (Heysemî, Mecmâu’z-Zevâid, I, 90)

-“Ey Resûlüm, de ki: Ey insanlar! Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.”(Al-i İmran, 3/31)

2-) Bir adam Hz. Peygamber’in yanında iken oradan birisi geçti. Adam, “Ey Allah’ın Resûlü, ben bu adamı seviyorum.” dedi. Peygamber de ona, “Bunu ona söyledin mi?” diye sordu. Adam “Hayır.” cevabını verdi. Hz. Peygamber, “Git, ona söyle.” buyurdu. Bunun üzerine adam o kimsenin yanına gitti ve “Ben seni Allah için seviyorum.” dedi. Öteki adam da “Beni kendisi için sevdiğin Allah da seni sevsin.” cevabını verdi. (Ebû Dâvûd, Edeb, 112-113)

-Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Allah Teâlâ (kıyamet günü) şöyle buyurur: ‘Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. (Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım).” (İbn Hanbel, II, 338)

3-)En'âm¸ 160; 16/Nahl¸ 97.

4-)İyilik¸ yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilikAllah'a¸ Âhiret gününe¸ Meleklere¸ Kitaplara ve Peygamberlere iman edenlerin;

Mala olan sevgilerine rağmen¸ onu yakınlara¸ yetimlere¸ yoksullara¸ yolda kalmışa¸ (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin;

Namazı dosdoğru kılan¸ zekâtı veren¸ antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda¸ hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar¸ doğru olanlardır. İşte bunlar¸ Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.” Bakara 177

5-)-Doğruluk birr'e¸ birr de cennete ulaştırır.” Buhârî “Edeb” 69; Müslim “Birr” 103-105.

-Birr¸ ahlâk güzelliğidir.”Tirmizî “Zühd” 52.

-Nevvâs b. Sem'ân (R.A.) der ki: Peygamber'imize (S.A.S.) iyiliğin ve günahın ne olduğunu sordum; bana şöyle buyurdu:

“İyilik, huy güzelliğidir. Günah da içinde kuşku uyandıran ve halkın bilmesini istemediğin davranıştır.”

-Cabir'den (R.A.) rivayet edildiğine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

Her iyilik ve doğru hareket sadakadır.

-Ebu Zer 'den (R.A.) rivayet edildiğine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

Müslüman kardeşini güleryüzle karşılamak bile olsa iyiliğin hiç bir çeşidini küçümsemeyiniz.


  1. Yemek yedirmek.

  2. Su içirmek.

  3. Selamla başlamak.

  4. Bir sanatı öğretmek.

  5. Ayakkabısının bağı olmayana vermek.

  6. Güleryüz göstermek.

  7. Bir şehire yeni geleni alıştırmak.

  8. Din kardeşinin gam ve kederini gidermek.

  9. Muhtaçlara yardım etmek.

  10. Müslümanın ayıplarını örtmek.

  11. Mecliste otururken gelenlere yer açmak.

  12. Müslümanları sevindirmek.

  13. Mazluma yardım etmek.

  14. Zalimin zulmüne engel olmak.

  15. İyi bir işe yol göstermek.

  16. Küslerin arasını bulmak.

  17. Bir şey isteyene vermeye gücü olmasa bile güzel sözle karşılık vermek.

  18. Yanında gıybeti edilen kişiyi savunmak.

  19. Ağaç dikmek.

  20. İyi işlere aracılık etmek.

  21. Erkeklerin kendi aralarında, hanımların kendi aralarında tokalaşması.

  22. Allah için Müslüman kardeşini sevmek.

  23. Allah için ziyaretleşmek.

  24. Allah için harcama yapmak.

  25. Allah için meclis kurup oturmak.

  26. Allah için buğz etmek.

  27. Allah için samimi olmak.

  28. Merhamet etmek.

  29. İyiliği emredip kötülükten sakındırmak.

  30. Alışverişten anlamayan kimse için pazarlık esnasında yardımcı olmak.

  31. Güzel söz konuşmak bunlar arasında sayılmıştır.

143 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page