top of page
  • Yazarın fotoğrafıhüma

Ölüm-ayrılık.

Güncelleme tarihi: 8 Şub 2020

Hafiften kar yağıyor. Toz gibi ufak zerreler halinde. Gökyüzü gri.

Mevsim kış.

Bu gün başka şeyler yazmak vardı niyetimde. Geçtiğimiz günlerin ağırlığı karşısında yazacaklarım pek lüzumsuz geldiler.

Vazgeçtim.

Ölüm olsun bu sefer hakkında kendimce yazdığım.

Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu,

Aradaki bölümün ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.”

Der Mevlana mısralarında hayattan neler öğrendiğini anlatırken.

Bazı terapistler de bir takım ruhi hastalıkların tedavisi için seanslar düzenleyerek ölümü konuşuyorlarmış şimdilerde. İntihar eylemlerine karşı Güney Kore’de kullanılıyormuş

İyi gelir ölümü düşünmek, mahpus kalmış ruhlara. Özgürlük hatırlatır.

Ölümü unuttukça, ölür insan... diye yazmıştı geçmişte okuduğum makalesinde yazar.

Öyleyse,diri kalmak için sık hatırlamak lazım ölümü.

Seçtiğimiz yaşam felsefesi gereği her gün kendi ölümümüzü düşünürüz. Hayalimizde canlanmaya çalışırız olabildiğince.Rabıta-ı mevt deriz adına. “Ölüm ile bağlantı kurmak”tercümesi.

Son nefesimizi,sevdiklerimizi,bizi uğurlama hazırlıklarını,ebedi istiratgahımızı...

Uzun uzun düşünürüz.

Düşünürüz ki,agah olalım,ölmeden uyanalım.

Bazen aralardan yol bulup kaysa da düşünceler başka mecralara uzun düşünürüz mevti.Tövbeyi, asıl yurda hazırlıkları,sevmeyi,sevdiğini söylemeyi,affetmeyi,empati kurmayı ve daha nice ertelediğimiz ne varsa yapmamız gereken bir an önce yapalım diye.

Ölüm,hayat yolunda her an yanında insanın. Bir nefes sonrası meçhul. Buna rağmen Ölüm kendini hatırlattığında bir müddet kendine gelemez insan.

Bütün tatlar acı,bütün dünya işleri lüzumsuz. Kaçınılmaz tek gerçek olarak, ölüm bakılan her yerde ufku kaplar

Söyleyecekleri vardır kalanın,yarım kalmış işleri çoktur gidenin. Kelimeler arada asılı kalır,ne kalandan gidene,ne gidenden kalana ulaşamaz.

Her gelen gitse gerektir biliriz. Biliriz de,acıdan akıl çıkıp gidecek gibi olur yine de. Bazen hasat mevsimidir zaten,olgunlaşmıştır herşey,ayrılıktır acıtan.

Bazen gök ekin biçilir,giden ile birlikte umudunu da kaybeder insan.

Hiç beklenmedik bir anda gelir Azrail as.

Zanneder ki başkaları için oradadır. Kara toprağa girmeden,bembeyaz karlara gömülür,yardım için olduğu yerde , ne varsa bu dünyada benim dediği aniden yarım kalır .

“Büyük insanın iki kalbi vardır, biri kanar öbürü dayanır” der Halil Cibran

Bir yanı kanayan kalplerle , dayanmaya çalışan,aniden yarım kalmış insanlara dayanma güçü versin Rabbimiz. Yar ve yardımcı olsun sevdiklerimiz ile cennetinde buluştursun inş.

Ölüm konuşmayı,yazmayı sevmeyiz. Ben de tereddüt ettim yazarken. Ama bigane kalamadı gönlüm izlediğim görüntülere,dinlediğim hikayelere. Bu yazı, tövbeye,kendini sevdiği kadar başkalarını da sevmeye,affetmeye, engin gönüllü olmaya ve daha nice hayrlara vesile olsun umalım dua niyetine.

37 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Acısını hissetmediği masumların ahı tutar insanı.

Bu görselleri görünce şaşıracak bir kısım. Alev almış yanarken insanlar ne alaka bu post diyecekler. Bu görüntüler bir girizgâh. Sadede gelmek için. Buyrun. Soymuk sarma. Batı Karadeniz -Kastamonu yör

O “an” da gönlümüzde ne var.?

Bir video gelmişti hesabıma dostların birinden. Bir bilen hesaplamış,“Melekler ve rûh O’na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” mearic suresinde 4. Ayette geçen    Elli bin senelik gü

Comments


bottom of page